Search the web
Sign In
New User? Sign Up
turkmusikisi · TMHG -> Türk Mûsikîsi Haberleşme Grubu
? Already a member? Sign in to Yahoo!

Yahoo! Groups Tips

Did you know...
Real people. Real stories. See how Yahoo! Groups impacts members worldwide.

Best of Y! Groups

   Check them out and nominate your group.
Having problems with message search? Fill out this form to ensure your group is one of the first to be migrated to the new message search system.

Messages

  Messages Help
Advanced
Messages 15523 - 15552 of 15760   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Messages: Show Message Summaries   (Group by Topic) Sort by Date v  
#15552 From: Adnan Klarslan <aka@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 10:19 pm
Subject: Re: {Disarmed} Re: ..:: turkmusikisi ::.. turkmusikisi ::.. Atatürk ve musıki
aka@...
Send Email Send Email
 
Sayın Reşit bey, 
Şahsım adına sizi bu gurupta  anlayabilen üyelerinde olduğunu ve açıklamalarınıza tamamen katıldığımı bildiriyor, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Adnan Kılıçarslan 
 
-------Original Message-------
 
Date: 12.11.2009 23:22:44
Subject: {Disarmed} Re: ..:: turkmusikisi ::.. turkmusikisi ::.. Atatürk ve musıki
 
 

Sayın Bildik


Anlaşılıyor ki,bu konu da daha önceleri olduğu gibi uzun yazışmalara vesile olacak.Ancak bunlar böyle yazılarla değil,karşılıklı tartışarak açıklığa kavuşabilecek hususlar.
Buna da şahsen benim vaktim uygun değil.
Şimdi oturup da, ulusallık, Osmanlılık, Türklük, Türkiyelilik gibi her tarafa çekilen ve günümüzde pek de revaçta olan konulara mı gireceğiz? Ulusal müzik yoksa yabancılar neden Türkün adını katarak "alaturka" demiş acaba? Rindlik dediğimiz şey bu topraklara mahsus değil mi? Kani Karaca'nın Kuran okuyuşuyla Mısırlı Abdüssamet'in ki aynı mı? Abdülvahap'la Münir Bey aynı üslupta mı okuyor?
Tatyos Osmanlı ise Nubar Terziyan ne? Ulusallık dediğimiz şey üzerinde yaşadığımız Anadolu kültürünün binlerce yıllık katmanı.İstanbul anadolu, Türkiye değil mi? Bunlar uzar gider...Ve buralarda halledilecek kadar basit değildir.
Sonra bu asker alerjisi nedir? Genelkurmay yayını olunca,orada da emirle müziğe disiplinmi  getiriiliyor sandınız?
10 Kasım 1992 de, Atatürk Haftası Armağanı olarak hazırlanan bir dokümana çeşitli konularda 13 bilim adamının  yazısını koymuşlar.
"Atatürk ve Türk Müzik İnkılabı" başlığı altındaki incelemeyi de Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölüm Başkanı Prof.Dr.Ali UÇAN yazmış.Yani general filan değil,müsterih olun.
Söyleşinin ilki dün akşam yayınlandı ve devamı gelecek. Ozan beyin yazısına suskun kalamadığım için cevaplamak ihtiyacı hissettim.Ancak herkesin benimseyeceği cümleler bulmak ve düşüncelerimizi onaylatmak gibi bir gayret içine girecek kadar bol vakti olan biri değilim ve böyle bir zorunluluk da duymuyorum.
Arzu ederseniz devamını da dinler ve nihai değerlendirmenizi yaparsınız ya da kayda değer bulmuyorsanız dinlemezsiniz.
Ben bir musiki grubu olması bakımından sizleri böyle bir konudan ve programdan haberdar etmek istedim.
Programı hazırlayan Doğan Dikmen,programın sonunda posta adreslerini veriyor.Görüşlerinizi bildirebilir ve hatta programa konuk da olabilirsiniz.Takdir sizin.
Saygılarımla

Reşit Çağın



12 Kasım 2009 14:49 tarihinde A. Tevfik Bildik <tbildik@hotmail.com> yazdı:
 

Sayın Resit Bey,
 
Çağdaş müzik adına üretilenlerin sevilmesi için ulusal müziğin bitirilmesi gerekmiyor çünkü! diyorsunuz. "Ulusal muzik" terimiyle neyi kasdediyorsunuz? Muzigin ulusali da olur mu? Mesela, Isak'in Gulizar fasli veya Tatyos'un saz eserleri veya Zaharya'nin besteleri ni mi kasdediyorsunuz "ulusal muzik" derken? Onlar ulusal muzik degil, Osmanli ve Istanbul kulturunun muzigi idi.
 
Geleneksel müziğin makamsal yapısıyla evrensel müziğin tekniğini birleştirip, bizim zevk aldığımız gibi, başkalarının da dinleyebileceği ulusal duyguları yansıtan yeni eserler meydana getirmek. Sizce muzigin amaci ulusal duygulari yansitmaktan mi ibarettir. Bu soylediginiz belki askeri mars bestekarligi icin dogru olabilir ama onlar bizim repertuarimizda devede kulaktir. Bizim muzigimiz asktan, kadindan, guzellikten, rindlikten, bahardan, tabiattan ilham alir ama ulusal duyguyu yansitan eser hic gormedim ben. Amac bu olursa zaten estetik ve zevk-i musiki ortadan kalkar, yerini kupkuru sevimsiz sloganlar alir. Turk beslerinin besteledigi zevksiz seyler gibi.
 
 
Zevk-i musikimizi de Genelkurmayin kitabina gore duzenlemeyelim Allah askina! 
 
Saygilarimla...
 
A. Tevfik Bildik
 
 

 




 



Sayın Yarman

Bendeniz musikiyi, kaç sesli olmasına bakmaksızın seven, arşivinde her türün güzel örneklerini bulunduran ve çocukluğundan itibaren operadan, Şan Sinemasındaki konserlere kadar her türlü
sanat değeri taşıyan etkinliğe katılan bir müzikseverim.
Bahse konu programda elimdeki dergi, kitap ve hatırattan yola çıkarak, Atatürk'ün neyi amaçladığını da anladığımı sanarak, genellikle nakil, zaman zaman da yorum yaparak bu konu hakkında Doğan Dikmen'le söyleştik.Özellikle Değerli dostumun bir Türk Musikisi sanatkarı olmasına rağmen önyargıyla değil,bilakis hayli objektif davranıp özeleştirilerini esirgemediğini de sanırım saptamışsınızdır.
Elbette hatıralar,anlatanın bakış açısına göre subjektif olabiliyor.Biz sadece naklediyoruz.Bir de Genelkurmay'ın 1992 de yayınladığı kitapçıktaki bir bilim adamının incelemesini esas alıyoruz.
Benim kanıma göre Atatürk'ün Müzik Devrimi'nde kendi içinde geçirdiği evrelerden sonra şu amaçlar ortaya çıkıyor..
1-Geleneksel musikinin icrasında ve icra edenlerinin görünümünde,sunumunda yenilik, yapmak, disiplinli, eğitimli, metodlu çağdaş bir nitelik kazanmasını sağlamak.Yani hiçbir zaman yasaklamak ve dışlamak değil! Çağdaş müzik adına üretilenlerin sevilmesi için ulusal müziğin bitirilmesi gerekmiyor çünkü!
2- Geleneksel müziğin makamsal yapısıyla evrensel müziğin tekniğini birleştirip, bizim zevk aldığımız gibi, başkalarının da dinleyebileceği ulusal duyguları yansıtan yeni eserler meydana getirmek.
3-Evrensel müziğin, bizim sanatçılarımız tarafından da icra edilmesini ve halka sevdirilmesini sağlamak.
Bunların hangi ölçüde gerçekleştiği yine herkesin bakış açısına göre değişen bir takdir konusudur ama, sanırım md 3  kapsamındaki dünya çapında başarılı yorumcularımızın varlığı bu devrimin en güzel meyvaları olarak herkesin hemfikir olarak kabul edeceği bir gerçektir.
Atatürk'ün musikimizi çok sevdiği de, evrensel ölçülerde gelişmesini istediği de, çağdaş tiyatro gibi çağdaş müzik kurumlarının ve kadrolarının oluşmasını hedeflemesi de birbirine bağlı ve birbirinin karşıtı olmayan konulardır.Sıkıntının, insan ve devrimci Atatürk'ün tam anlaşılamaması ya da herkesin işine geldiği gibi anlayıp anlatmaya çalışmasından ve kendini kabul ettirmek için karşı tarafı kötülemeyi, yok saymayı bir yöntem olarak seçmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Bu konuda 1981 yılında Atamızın 100 ncü doğum yılı nedeniyle Cemal Reşit Rey ve Vasfi Rıza Zobu ile yaptığım ve geçen yıl yine bu programda yayınlanan söyleşileri dinlemenizi arzu ederdim.
Diğer taraftan; Cemal Reşit'le aynı trende Ankara'ya gitmeyecek kadar kendi branşındaki birine dahi sevgi duymayan Adnan Saygun'un, benzer öfkeyi Türk Musikisi'ne  ve icracılarına da duymuş olması sizin "hala aynı konular" diye şikayet etmenizin miladı olabilir mi acaba? sorusunu akla getiriyor.
Şu da bir gerçek ki; Hiçbir ulus,çağdaşlaşacağım diye ulusal duygularını terk edemez.Duygularını yansıtmayan zorlama eserleri de zorla benimseyip dinleyemez.Dinlenmeyen bir müzik yapıtı da o ulusun malı olarak benimsenip kökleşemez.Batı müziğini çok iyi icra eden Türk sanatçılara kimsenin itirazı yoktur ama, "batı tekniğiyle yazılmış her eserin Türk müziği olarak kabulünde" sıkıntılar vardır.Bunlara ancak, batı tekniği ve formatıyla beste yapmaya çalışan Türk sanatçıların özenti olmasa da biraz zorlama çalışmaları olarak bakılabilir ve bunların kabulü için de Atatürk'ün arkasına sığınmak ya da söylediklerini çarpıtmak çağdaşlaşma olarak empoze edilemez.Bu aşıyı tutturma hıncı içinde kendini kabul ettirmek için karşısındakini yok sayma kompleksi, ne yazık ki, öz musikisini kendi ülkesinde savunmak zorunda bırakılan geleneksel müzik temsilcilerimizde değil,diğer tarafta görülmektedir.
Ayrıca, kürdilihicazkar makamında bir Almanın yapacağı beste beni ne kadar cezbederse, batı kalıplarıyla bir Türkün yazacağı piyano konçertosu da onları o kadar ilgilendirir diye düşünüyorum.Çünkü onun alasını kendi bestecileri yapmış.Bizimkini ne yapsın?Kendi dinleyicimiz için de öyle.Tekniği aldınız da duyguyu nasıl edineceksiniz?Önce kendi musikinizi tanımak, bilmek ve bu toprağın ruhundan ilham almak ön koşul olmalıdır.Ulusal olmadan evrensel olabilmek açıklanması kolay bir durum olmasa gerektir.
İstiklal Marşımız ve 10.ncu yıl marşımızın nerelerden alındığı konusunda Osman Şevki Uludağ'ın kitabında(PAN Yayıncılık) ibret verici tespitler vardır.Geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik eleştiriler de bu zatın objektifliğine güveni güçlendirmektedir.Bu kitabı da ilgilenenlere öneririm.
Sabreder programımızın diğer bölümlerini de dinlerseniz, hem geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik öz eleştirilerimizi, hem Atatürk'ün son dönemlerindeki nihai görüşlerini hem de yabancıların musikimiz hakkındaki takdirkar değerlendirmelerini bulabilirsiniz.Mesele siz-biz davası değil, ulusal kültürümüzden onur duyma ve onu diğer uluslarla da paylaşacak gelişimlere katkıda bulunma meselesidir.
Takdir buyurursunuz ki, musiki ilim olduğu kadar gönül işidir de. Ancak karşılıklı saygı ve anlayışla çözülemeyecek hiçbir konu da olamaz
Bu konularda sizin gibi kariyer sahiplerinin objektif görüşleri,bilimsel tespitleri, elbette ufkumuzu genişletecektir..Ancak belirttiğiniz yazıları belki benden kaynaklanan bir nedenle bozuk çıktığı için okuyamadım.Ek olarak gönderirseniz mutlu olurum.

Saygılarımla

Reşit Çağın




12 Kasım 2009 01:08 tarihinde Ozan Yarman <ozanyarman@ozanyarman.com> yazdı:

 

Değerli üyeler,

Atatürk ve musıki konusu 10 Kasım vesilesiyle yine alevlendi.
İlknur Şenol hanımefendinin mesajını okudum ve Reşit Çağın
beyefendinin TRT 4'te Doğan Dikmen ile söyleşisini dikkatle
dinledim. Ne yazıktır ki, "seçmece bilgiler" ve "ayıklanmış
hatıratlar" ışığında, belki farkında olmadan, belki (inşallah
öyle değildir, ama) ard niyetli olarak, "Gazi'nin Alaturka'yı asla
yasaklatmış olamayacağı" yönündeki söylem yine ayyuka çıkmış
görünüyor. Laf dönüyor dolaşıyor, "Tekseslici-çokseslici (ne
demekse) kavgasında" düğümleniyor. Bu kadar dezenformasyon
arasında, ironiktir ki, Atatürk'ün musıki devrimini gerektiği gibi
anlamamak, kavramamak vurguları yapılıyor.

Gurubumuzda, bu konuya dair, sağlam bir metodoloji çerçevesinde
dikkate getirdiğim, bir özet mahiyetindeki tarihsel bilgiler hemen
herkesin malumuyken, ısrarla aynı noktayı evire çevire,
aktarılanlardan hiç dersler çıkartılmamış olarak, hala gündeme
getirme eğilimleri görülüyor. Bunlar, doğrusunu söylemek
gerekirse, beni fazlasıyla rahatsız ediyor.

Artık iyice belli oldu ki, Gazi'nin musıki inkılabı konusunda,
tarihsel vesikalarla tam örtüşen duruşunu deşifre edebilmek
üzere, pek yakın zamanda etraflıca bir yazı yazmam gerekmekte.

O zamana kadar, bilhassa İlknur hanımefendiden ve Reşit beyefendiden
istirhamım, gurubumuzun arşivinde bulunan şu yazılarımı
okumalarıdır:

http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13355
http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13345

Buradalarda bahsi geçen bilgileri iyice etüd ederek, anılan
kaynaklara hakkıyla müracaat ederek Atatürk ve musıki konusunda
fikir ileri sürmeleri elbette kendileri hakkında daha hayırlı
olacaktır.

Esenlikle,
Dr. Ozan Yarman

✩ ✩ ✩
www.ozanyarman.com







Windows Live: Make it easier for your friends to see what you’re up to on Facebook.




__________ ESET NOD32 Antivirus Akll Gvenlik tarafndan salanan bilgiler, virs imza veritaban srm: 4598 (20091112) __________

leti ESET NOD32 Antivirus Akll Gvenlik tarafndan denetlendi.

http://www.nod32.com.tr
 
FREE Animations for your email - by IncrediMail! Click Here!

#15551 From: Adnan Klarslan <aka@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 10:06 pm
Subject: Re: {Disarmed} ..:: turkmusikisi ::.. iki kucuk soru
aka@...
Send Email Send Email
 
2) Ud calanlar, en alt teli gevest (dik fa diyez) perdesine akord ediyorlarmis. Calarken zorluk cikmiyor mu, neden naturel bir notaya degil de arizali bir notaya akort ediliyor?
 
Cevap: Ud akordlanırken teller üstten alta (pestten tize) doğru tam dörtlü olarak akord edilir. En alttaki tel Gerdâniye, bir üst Tel tam dörtlü aşağısı nevâ, bir üst tel tam dörtlü aşağısı dügâh, bir üst tel tam dörtlü aşağısı Hüseynîaşîran, bir üst tel tam dörtlü aşağısı Kababûselik, bir üst telde tam dörtlü aşağısı Kabageveşt perdesidir. En üst tel Için farklı akord şekilleride vardır. Genellikle icrâ edilen makamın karar sesine dem olması Için karar sesinin bir oktav pestine akord edilebilir.
 
-------Original Message-------
 
Date: 12.11.2009 14:25:42
Subject: {Disarmed} ..:: turkmusikisi ::.. iki kucuk soru
 
 

Sayin grup uyeleri,

Oncelikle sayin Ozan hocamizi basarisindan dolayi tebrik eder, daha nice besteler yapmasini temenni ederim.

Birbiriyle baglantisi olmayan iki kucuk sorum olacakti, bilenler lutfedip cevap verirse cok mutlu olurum.

1) Kemani Tatyos Efendi'nin Hicazkâr Curcuna eseri "Mâni oluyor halimi takrire hicâbim" icin Leylâ Saz'in ayni makam ve usulde bir nazire yaptigi duymustum. Bu eserin notasi veya icrasi elinde olan var midir?

2) Ud calanlar, en alt teli gevest (dik fa diyez) perdesine akord ediyorlarmis. Calarken zorluk cikmiyor mu, neden naturel bir notaya degil de arizali bir notaya akort ediliyor?




__________ ESET NOD32 Antivirus Akýllý Güvenlik tarafýndan saðlanan bilgiler, virüs imza veritabaný sürümü: 4598 (20091112) __________

Ýleti ESET NOD32 Antivirus Akýllý Güvenlik tarafýndan denetlendi.

http://www.nod32.com.tr
 
FREE Animations for your email - by IncrediMail! Click Here!

#15550 From: Ender Erkmen <klasik@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 9:36 pm
Subject: Taksimler ve notaları
klasik53
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Selamlar değerli müzik dostları,

Büyük üstad Aka Gündüz Kutbay tarafından icra edilmiş olan ferahfeza
makamındaki bir taksim örneğine, aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Bu eser, bildiğim kadarı ile ferahfeza makamının tüm özelliklerini
taşıyan ve
en geniş perde yapısını kullanan bir eser.

Sehven meydana gelmiş hatalar var ise lütfen gelin beraber düzeltelim

Değerli görüş ve eleştirilerinizi beklerim.

http://www.youtube.com/watch?v=IIqnGEK1ydM



Saygılarımla.

Ender Erkmen

#15549 From: Cenk Guray <cenk_guray@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 10:01 pm
Subject: Akdeniz Orkestrası Konseri 16 Kasım 2009, Pazartesi, Fikrim Bar, Ankara
cenk_guray
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Değerli Dostlar;
 
Gundula Gruen'in kısa bir süreliğine Ankara'da olmasından dolayı Akdeniz Orkestrası ile uzun bir süre sonra ilk konserimizi veriyoruz...Konser Fikrim Bar'da 16 Kasım 2009 tarihinde saat 21.00'de başlayacak....
 
Konser ile ilgili bilgileri aşağıda bulabilirsiniz...
 
Saygıyla duyurulur...
 
Cenk
 
AKDENİZ ORKESTRASI
RUMELİ’DEN BALKANLARA…
 
Gundula Gruen-Keman, ses
İlay Çelik-Ses
Ömür Eren-Kanun
Ahmet Gökhan Coşkun- Bağlama
Mustafa Göçer-Vurmalı çalgılar
Nevin Şahin-Vurmalı çalgılar, ses
Cenk Güray-Divan sazı, perdesiz bağlama
 
Tarih: 16.11.09
Saat: 21.00
Yer: Fikrim Bar
Adresi: İnkılap Sokak 15/C Kızılay/ANKARA
Rezervasyon Telefonu: 4324319


#15548 From: mustafa kartal <mkartal276@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 8:38 pm
Subject: nota ihtiyacı
mkartal276
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Merhaba dostlar

Uşşak - Aşkın ile bülbül gibi artmaktadır ahım-Enderûnî Ali Bey

Uşşak Türkü  Ordunun dereleri aksa yukarı aksa


iki eser notasına acil ihtiyaç oldu,bulamadım..

sevgilerle

Mustafa Kartal





#15547 From: Ender Erkmen <klasik@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 4:46 pm
Subject: Taksimler ve notaları
klasik53
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Selamlar değerli müzik dostları,

Büyük üstad Aka Gündüz Kutbay tarafından icra edilmiş olan ferahfeza
makamındaki bir taksim örneğine, aşağıdaki linkten ulaşabilirsiniz.

Bu eser, bildiğim kadarı ile ferahfeza makamının tüm özelliklerini
taşıyan ve
en geniş perde yapısını kullanan bir eser.

Sehven meydana gelmiş hatalar var ise lütfen gelin beraber düzeltelim

Değerli görüş ve eleştirilerinizi beklerim.

*http://www.youtube.com/watch?v=IIqnGEK1ydM*



Saygılarımla.

Ender Erkmen

#15546 From: Reit AIN <resitcagin@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 3:42 pm
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. turkmusikisi ::.. Atatrk ve muski
resitcagin@...
Send Email Send Email
 
Sayın Bildik

Anlaşılıyor ki,bu konu da daha önceleri olduğu gibi uzun yazışmalara vesile olacak.Ancak bunlar böyle yazılarla değil,karşılıklı tartışarak açıklığa kavuşabilecek hususlar.
Buna da şahsen benim vaktim uygun değil.
Şimdi oturup da, ulusallık, Osmanlılık, Türklük, Türkiyelilik gibi her tarafa çekilen ve günümüzde pek de revaçta olan konulara mı gireceğiz? Ulusal müzik yoksa yabancılar neden Türkün adını katarak "alaturka" demiş acaba? Rindlik dediğimiz şey bu topraklara mahsus değil mi? Kani Karaca'nın Kuran okuyuşuyla Mısırlı Abdüssamet'in ki aynı mı? Abdülvahap'la Münir Bey aynı üslupta mı okuyor?
Tatyos Osmanlı ise Nubar Terziyan ne? Ulusallık dediğimiz şey üzerinde yaşadığımız Anadolu kültürünün binlerce yıllık katmanı.İstanbul anadolu, Türkiye değil mi? Bunlar uzar gider...Ve buralarda halledilecek kadar basit değildir.
Sonra bu asker alerjisi nedir? Genelkurmay yayını olunca,orada da emirle müziğe disiplinmi  getiriiliyor sandınız?
10 Kasım 1992 de, Atatürk Haftası Armağanı olarak hazırlanan bir dokümana çeşitli konularda 13 bilim adamının  yazısını koymuşlar.
"Atatürk ve Türk Müzik İnkılabı" başlığı altındaki incelemeyi de Gazi Üniversitesi Eğitim Fakültesi Müzik Eğitimi Bölüm Başkanı Prof.Dr.Ali UÇAN yazmış.Yani general filan değil,müsterih olun.
Söyleşinin ilki dün akşam yayınlandı ve devamı gelecek. Ozan beyin yazısına suskun kalamadığım için cevaplamak ihtiyacı hissettim.Ancak herkesin benimseyeceği cümleler bulmak ve düşüncelerimizi onaylatmak gibi bir gayret içine girecek kadar bol vakti olan biri değilim ve böyle bir zorunluluk da duymuyorum.
Arzu ederseniz devamını da dinler ve nihai değerlendirmenizi yaparsınız ya da kayda değer bulmuyorsanız dinlemezsiniz.
Ben bir musiki grubu olması bakımından sizleri böyle bir konudan ve programdan haberdar etmek istedim.
Programı hazırlayan Doğan Dikmen,programın sonunda posta adreslerini veriyor.Görüşlerinizi bildirebilir ve hatta programa konuk da olabilirsiniz.Takdir sizin.
Saygılarımla

Reşit Çağın



12 Kasım 2009 14:49 tarihinde A. Tevfik Bildik <tbildik@...> yazdı:
 

Sayın Resit Bey,
 
Çağdaş müzik adına üretilenlerin sevilmesi için ulusal müziğin bitirilmesi gerekmiyor çünkü! diyorsunuz. "Ulusal muzik" terimiyle neyi kasdediyorsunuz? Muzigin ulusali da olur mu? Mesela, Isak'in Gulizar fasli veya Tatyos'un saz eserleri veya Zaharya'nin besteleri ni mi kasdediyorsunuz "ulusal muzik" derken? Onlar ulusal muzik degil, Osmanli ve Istanbul kulturunun muzigi idi.
 
Geleneksel müziğin makamsal yapısıyla evrensel müziğin tekniğini birleştirip, bizim zevk aldığımız gibi, başkalarının da dinleyebileceği ulusal duyguları yansıtan yeni eserler meydana getirmek. Sizce muzigin amaci ulusal duygulari yansitmaktan mi ibarettir. Bu soylediginiz belki askeri mars bestekarligi icin dogru olabilir ama onlar bizim repertuarimizda devede kulaktir. Bizim muzigimiz asktan, kadindan, guzellikten, rindlikten, bahardan, tabiattan ilham alir ama ulusal duyguyu yansitan eser hic gormedim ben. Amac bu olursa zaten estetik ve zevk-i musiki ortadan kalkar, yerini kupkuru sevimsiz sloganlar alir. Turk beslerinin besteledigi zevksiz seyler gibi.
 
 
Zevk-i musikimizi de Genelkurmayin kitabina gore duzenlemeyelim Allah askina! 
 
Saygilarimla...
 
A. Tevfik Bildik
 
 

 




 



Sayın Yarman

Bendeniz musikiyi, kaç sesli olmasına bakmaksızın seven, arşivinde her türün güzel örneklerini bulunduran ve çocukluğundan itibaren operadan, Şan Sinemasındaki konserlere kadar her türlü
sanat değeri taşıyan etkinliğe katılan bir müzikseverim.
Bahse konu programda elimdeki dergi, kitap ve hatırattan yola çıkarak, Atatürk'ün neyi amaçladığını da anladığımı sanarak, genellikle nakil, zaman zaman da yorum yaparak bu konu hakkında Doğan Dikmen'le söyleştik.Özellikle Değerli dostumun bir Türk Musikisi sanatkarı olmasına rağmen önyargıyla değil,bilakis hayli objektif davranıp özeleştirilerini esirgemediğini de sanırım saptamışsınızdır.
Elbette hatıralar,anlatanın bakış açısına göre subjektif olabiliyor.Biz sadece naklediyoruz.Bir de Genelkurmay'ın 1992 de yayınladığı kitapçıktaki bir bilim adamının incelemesini esas alıyoruz.
Benim kanıma göre Atatürk'ün Müzik Devrimi'nde kendi içinde geçirdiği evrelerden sonra şu amaçlar ortaya çıkıyor..
1-Geleneksel musikinin icrasında ve icra edenlerinin görünümünde,sunumunda yenilik, yapmak, disiplinli, eğitimli, metodlu çağdaş bir nitelik kazanmasını sağlamak.Yani hiçbir zaman yasaklamak ve dışlamak değil! Çağdaş müzik adına üretilenlerin sevilmesi için ulusal müziğin bitirilmesi gerekmiyor çünkü!
2- Geleneksel müziğin makamsal yapısıyla evrensel müziğin tekniğini birleştirip, bizim zevk aldığımız gibi, başkalarının da dinleyebileceği ulusal duyguları yansıtan yeni eserler meydana getirmek.
3-Evrensel müziğin, bizim sanatçılarımız tarafından da icra edilmesini ve halka sevdirilmesini sağlamak.
Bunların hangi ölçüde gerçekleştiği yine herkesin bakış açısına göre değişen bir takdir konusudur ama, sanırım md 3  kapsamındaki dünya çapında başarılı yorumcularımızın varlığı bu devrimin en güzel meyvaları olarak herkesin hemfikir olarak kabul edeceği bir gerçektir.
Atatürk'ün musikimizi çok sevdiği de, evrensel ölçülerde gelişmesini istediği de, çağdaş tiyatro gibi çağdaş müzik kurumlarının ve kadrolarının oluşmasını hedeflemesi de birbirine bağlı ve birbirinin karşıtı olmayan konulardır.Sıkıntının, insan ve devrimci Atatürk'ün tam anlaşılamaması ya da herkesin işine geldiği gibi anlayıp anlatmaya çalışmasından ve kendini kabul ettirmek için karşı tarafı kötülemeyi, yok saymayı bir yöntem olarak seçmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Bu konuda 1981 yılında Atamızın 100 ncü doğum yılı nedeniyle Cemal Reşit Rey ve Vasfi Rıza Zobu ile yaptığım ve geçen yıl yine bu programda yayınlanan söyleşileri dinlemenizi arzu ederdim.
Diğer taraftan; Cemal Reşit'le aynı trende Ankara'ya gitmeyecek kadar kendi branşındaki birine dahi sevgi duymayan Adnan Saygun'un, benzer öfkeyi Türk Musikisi'ne  ve icracılarına da duymuş olması sizin "hala aynı konular" diye şikayet etmenizin miladı olabilir mi acaba? sorusunu akla getiriyor.
Şu da bir gerçek ki; Hiçbir ulus,çağdaşlaşacağım diye ulusal duygularını terk edemez.Duygularını yansıtmayan zorlama eserleri de zorla benimseyip dinleyemez.Dinlenmeyen bir müzik yapıtı da o ulusun malı olarak benimsenip kökleşemez.Batı müziğini çok iyi icra eden Türk sanatçılara kimsenin itirazı yoktur ama, "batı tekniğiyle yazılmış her eserin Türk müziği olarak kabulünde" sıkıntılar vardır.Bunlara ancak, batı tekniği ve formatıyla beste yapmaya çalışan Türk sanatçıların özenti olmasa da biraz zorlama çalışmaları olarak bakılabilir ve bunların kabulü için de Atatürk'ün arkasına sığınmak ya da söylediklerini çarpıtmak çağdaşlaşma olarak empoze edilemez.Bu aşıyı tutturma hıncı içinde kendini kabul ettirmek için karşısındakini yok sayma kompleksi, ne yazık ki, öz musikisini kendi ülkesinde savunmak zorunda bırakılan geleneksel müzik temsilcilerimizde değil,diğer tarafta görülmektedir.
Ayrıca, kürdilihicazkar makamında bir Almanın yapacağı beste beni ne kadar cezbederse, batı kalıplarıyla bir Türkün yazacağı piyano konçertosu da onları o kadar ilgilendirir diye düşünüyorum.Çünkü onun alasını kendi bestecileri yapmış.Bizimkini ne yapsın?Kendi dinleyicimiz için de öyle.Tekniği aldınız da duyguyu nasıl edineceksiniz?Önce kendi musikinizi tanımak, bilmek ve bu toprağın ruhundan ilham almak ön koşul olmalıdır.Ulusal olmadan evrensel olabilmek açıklanması kolay bir durum olmasa gerektir.
İstiklal Marşımız ve 10.ncu yıl marşımızın nerelerden alındığı konusunda Osman Şevki Uludağ'ın kitabında(PAN Yayıncılık) ibret verici tespitler vardır.Geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik eleştiriler de bu zatın objektifliğine güveni güçlendirmektedir.Bu kitabı da ilgilenenlere öneririm.
Sabreder programımızın diğer bölümlerini de dinlerseniz, hem geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik öz eleştirilerimizi, hem Atatürk'ün son dönemlerindeki nihai görüşlerini hem de yabancıların musikimiz hakkındaki takdirkar değerlendirmelerini bulabilirsiniz.Mesele siz-biz davası değil, ulusal kültürümüzden onur duyma ve onu diğer uluslarla da paylaşacak gelişimlere katkıda bulunma meselesidir.
Takdir buyurursunuz ki, musiki ilim olduğu kadar gönül işidir de. Ancak karşılıklı saygı ve anlayışla çözülemeyecek hiçbir konu da olamaz
Bu konularda sizin gibi kariyer sahiplerinin objektif görüşleri,bilimsel tespitleri, elbette ufkumuzu genişletecektir..Ancak belirttiğiniz yazıları belki benden kaynaklanan bir nedenle bozuk çıktığı için okuyamadım.Ek olarak gönderirseniz mutlu olurum.

Saygılarımla

Reşit Çağın




12 Kasım 2009 01:08 tarihinde Ozan Yarman <ozanyarman@...> yazdı:

 

Değerli üyeler,

Atatürk ve musıki konusu 10 Kasım vesilesiyle yine alevlendi.
İlknur Şenol hanımefendinin mesajını okudum ve Reşit Çağın
beyefendinin TRT 4'te Doğan Dikmen ile söyleşisini dikkatle
dinledim. Ne yazıktır ki, "seçmece bilgiler" ve "ayıklanmış
hatıratlar" ışığında, belki farkında olmadan, belki (inşallah
öyle değildir, ama) ard niyetli olarak, "Gazi'nin Alaturka'yı asla
yasaklatmış olamayacağı" yönündeki söylem yine ayyuka çıkmış
görünüyor. Laf dönüyor dolaşıyor, "Tekseslici-çokseslici (ne
demekse) kavgasında" düğümleniyor. Bu kadar dezenformasyon
arasında, ironiktir ki, Atatürk'ün musıki devrimini gerektiği gibi
anlamamak, kavramamak vurguları yapılıyor.

Gurubumuzda, bu konuya dair, sağlam bir metodoloji çerçevesinde
dikkate getirdiğim, bir özet mahiyetindeki tarihsel bilgiler hemen
herkesin malumuyken, ısrarla aynı noktayı evire çevire,
aktarılanlardan hiç dersler çıkartılmamış olarak, hala gündeme
getirme eğilimleri görülüyor. Bunlar, doğrusunu söylemek
gerekirse, beni fazlasıyla rahatsız ediyor.

Artık iyice belli oldu ki, Gazi'nin musıki inkılabı konusunda,
tarihsel vesikalarla tam örtüşen duruşunu deşifre edebilmek
üzere, pek yakın zamanda etraflıca bir yazı yazmam gerekmekte.

O zamana kadar, bilhassa İlknur hanımefendiden ve Reşit beyefendiden
istirhamım, gurubumuzun arşivinde bulunan şu yazılarımı
okumalarıdır:

http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13355
http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13345

Buradalarda bahsi geçen bilgileri iyice etüd ederek, anılan
kaynaklara hakkıyla müracaat ederek Atatürk ve musıki konusunda
fikir ileri sürmeleri elbette kendileri hakkında daha hayırlı
olacaktır.

Esenlikle,
Dr. Ozan Yarman

✩ ✩ ✩
www.ozanyarman.com







Windows Live: Make it easier for your friends to see what you’re up to on Facebook.



#15545 From: sinan nergis <sinan_nergis@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 3:43 pm
Subject: MIRIAM MENDEZ Mozart Sueno Flamenco ( Mozart Flamenko Dusluyor) Klasik Muzikten Flamenco'ya atesli bir yolculuk!
sinan_nergis
Offline Offline
Send Email Send Email
 

 

MIRIAM MENDEZ

Mozart Sueno Flamenco ( Mozart Flamenko Dusluyor)

Klasik Muzikten Flamenco'ya atesli bir yolculuk!

 

21 Kasim 2009 – Antalya Kultur Merkezi – Saat: 20.30

 

Antalya Buyuksehir Belediyesi’nin gerceklestirdigi, dunyaca unlu besteci-piyanist Fazil Say’in Sanat Yonetmenligi’ni ustlendigi 10. Uluslararasi Antalya Piyano Festivali dunyaca unlu piyanistleri sanatseverlerle bulusturmaya devam ediyor. 4-21 Kasim tarihleri arasinda duzenlenecek Piyano Festivali’nin kapanis konserini Bach por Flamenco projesi ile cok konusulan Miriam Mendez verecek. Sanatci yepyeni projesi Mozart Sueno Flamenco’yu Turkiye’de ilk kez 21 Kasim’da 10. Uluslararasi Antalya Piyano Festivali kapsaminda sunacak.

 

‘Bach por Flamenco’ albumu ile tum dikkatleri uzerinde toplayan Miriam Mendez, klasik muzikle flamenkoyu essiz bicimde birlestirdigi ve goz dolduran performansiyla gectigimiz 3 yil icinde verdigi 2 konser ile Turk sanatseverlerin kalplerini fethetmisti.

 

Gelenekselin mirasiyla guncelin enerjisini birlestirerek muzikte yeni bir nesli temsil eden ve piyanonun Carmen Amaya’si olarak nitelendirilen Miriam Mendez, yepyeni projesi ‘Mozart Sueno Flamenco – Mozart Flamenco Dusluyor’un Turkiye’deki ilk konserini 10. Uluslararasi Antalya Piyano Festivali cercevesinde verecek. Miriam Mendez'in piyanosuna, flamenko gitari, keman, cello, klarnet, cajon ve flamenko sarkicilari eslik edecek.  

 

Mendez, 21 Kasim’da, Antalya Kultur Merkezi’nde verecegi konserde, klasik muzikten flamenkoya, cazdan avangard muzige kadar birbirinden cok farkli muzikal dunyalari bir araya getirecek.

 

Miriam Mendez Hakkinda

 

“Muzik ne uyruktan, ne baroktan, ne de guncelden anlar” diyen Mendez’in muzige ilgisi henuz uc yasindayken basladi. Koklu bir muzik gecmisi olan ailesinin mirasiyla bes yasinda ilk bestelerini yapan Mendez, muzik egitimi almasi icin ailesi tarafindan tesvik edildi. Sevilla ve Barcelona konservatuarlarinda aldigi egitimin ardindan Bach uzerine uzmanlasmak amaciyla iki yil boyunca Amberes’te Frederick Gevers’le calisti. On iki yasinda ilk konserini veren sanatci, on alti yasina geldiginde Isvicre, Hollanda ve Italya'da Hans Graff, Dimitri Bashkiroff, Jan Ekier, Edith Fischer, J. Achucarro gibi ogretmenlerle calisma sansini elde etti. 1995 yilinda “Holland Music Sessions”ta Mendez’in yetenegi ve kisiliginden etkilenen piyanist Lazar Berman, onu dunyanin en saygin okullarindan Italya, Imola’daki Franco Scala’nin “Incontri Col Maestro”ya davet eder.  

 

Avrupa’nin cesitli sehirlerinde sahneye cikan, televizyon ve radyo programlarinda yer alan Miriam Mendez, dogdugu sehrin ritimleri ve flamenko gecmisiyle yogrulmus olaganustu yetenegini, 4 Grammy odullu Michael Haas’in yapimciligini ustlendigi ilk albumu “Bach por Flamenko”da gozler onune serdi. Miriam Mendez, yeni yapiti “Mozart Sueno Flamenco” ile de muzik dunyasinda adindan soz ettirmeye devam ediyor.

 

'MOZART SUENO FLAMENCO' - 'MOZART FLAMENKO DUSLUYOR' Projesi Hakkinda

 

Mozart ustun yetenegi ile cok zengin bir muzik tarzi yaratmis ve bu tarzi her eserine yansimistir. Italya’ya ilk seyahatlerinden itibaren opera aski yasayan Mozart, tum dunyaya tum zamanlarin en degerli muzik miraslarindan birini birakmistir.

 

Peki Mozart Italya’ya degil de, Ispanya’nin guneyine Endulus’e gitseydi ne olurdu? Mozart Flamenko’yu, flamenko muziklerini ve flamenkoculari kesfetseydi bu onun eserlerine nasil yansirdi? Kendini Jerez ve Cadiz’deki geleneksel senliklerin icinde bulsaydi nasil reaksiyon gosterirdi?

 

Bu projesi 21.yuzyil flamenkosunun kalbine bir yolculuk duzenliyor ve Mozart’in ruhunu, Endulus’un flamenko ruhuyla birlestiriyor…Endulus insanlarinin muzikal dilini, muzik dehasi Mozart ile bulusturuyor…Bu seyahatte Mozart’in ruhu piyaniste gecmis oluyor ve performansinda flamenkoyu kendi diliyle ifade ediyor…Mozart’in muzigi Flamenkoyla mukemmel bir butunluk yakalayana kadar flort ediyor. Ortaya cikan muzik yenilikci ve farkli bir form buluyor.

 

Sonuc Sevilla‘dan cikan bir besteci ve piyanistin, yillardir devam eden birikimlerinin Mozart’in kisiligi ve muzigiyle bulusmasinin yenilikci bir meyvesi oluyor.

 

Miriam Mendez’in siradisi ozellikleri bu yepyeni forma buyuk bir dogallik kazandirip, Flamenko ve Klasik muzigin birarada olusuna mukemmel bir uyum getiriyor. Sanatcinin ruhu ve kisiligi Mozart’in muzigine cok ozel bir bakis yaratiryor.

 

Sanatcinin Proje Hakkindaki Yorumlari

 

Hayatim boyunca ve ozellikle Bati Klasik muzigini calisirken, hep sordugum bir soru vardi: Eger Bach ve Mozart gibi muzik dunyasinin dev isimleri baska tur muziklerden ve ozellikle Flamenko’dan etkilenselerdi muzik tarihinde neler olurdu?

 

Bana gore, Bach ve Mozart gibi muzik dehalari sadece bu geleneksel muziklere asik olmakla kalmaz, ayni zamanda kendi muzikleriyle Flamenkonun ritmik ve armonik yapisini, kulturel zenginligini birlestirir ve bunu eserlerine yansitirlardi.

 

Mozart dunyaya gelmis en buyuk muzisyenlerden biri. Kisisel donanimi muziginde kendine has belirgin ozelliklerini ortaya cikarmis. Ben bu projede Mozart'in kendine has muzik dilini Flamenkoyla bulusturmayi deniyorum.

 

Hem Mozart’in disadonuk hayat dolu yonunu ve simdiyi seven tarzini, hem de icedonuk dramatik yapisini Flamenko’nun ve Endulus insanlarinin coskulu ve dramatik yapisiyla bulusturuyorum…Disadonuk tarzi flamenkonun “buleria”, “rumba” ve “sevillana” turleriyle benzesirken, icdonuk ve karanlik tarafi “saeta”, “soleá”, “seguiriya” “tarantos” turlerinde ifade buluyor.

 

Eger bu projeyi anlatmak icin buyuk harflerle yazmam gereken tek bir kelime olsa, bu kelime: DOGAL kelimesi olurdu…Mozart’in muzik yazarligindaki ve besteci kimligindeki dogal tavri bu projede ayni dogalligini koruyor. Flamenko kulturunun icine dogdugu ayni dogallik ve ciplak gerceklik, bu kulturun icinden gelen derin samimiyet de projede  ayni ictenlikle kendini yeniden ifade ediyor.

 

Biletler Biletix'de!  www.biletix.com Biletix Cagri Merkezi (0 216 556 98 00)

 

Bilet Fiyatlari : Salon -  30 TL, Balkon - 25 TL

 

Miriam Mendez konseri hakkinda daha fazla bilgi, gorsel ve roportaj istekleri icin;

Pasion Turca Basin Sorumlusu: CENK ERDEM cenk@...  - 0212 2744348-0533 499 41 49

 

Piyano Festivali ile ilgili www.antalyapianofestivali.com ve

0 242 242 56 56 telefondan bilgi alinabilir.



3 of 3 Photo(s)

#15544 From: "A. Tevfik Bildik" <tbildik@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 12:51 pm
Subject: RE: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev
tbildik@...
Send Email Send Email
 
Cok tesekkur ederim Korkut Bey. Insallah tespit ederiz.
 
Tevfik
 

To: turkmusikisi@yahoogroups.com
From: korkutalpbilgin@...
Date: Thu, 12 Nov 2009 11:21:12 +0200
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev

 
Tevfik Bey;

Peşrev Dügâh olsa gerektir. İlk hanede dügâh yapısı bariz şekilde duyuluyor. Teslimin dügâh makamında alışılageldiği gibi segâhlı değil de sabâlı bitmesi enteresan. Kayıtla ilgili genel bir değerlendirme belki bizi sonuca yaklaştırabilir.

Cemal Ünlü'nün hazırladığı katalogda ''Odeon Fabrikasının Husûsî Sâzendeleri'' tarafından icra edilmiş tek bir Dügâh Peşrev taşplağı görünüyor. Ben de Dârüttâlim-i Musikî Heyeti, Columbia'nın Halk Musikî Heyeti, Dârülelhân Heyeti ve Rehber-i Musikî Heyeti icralarına benzetemedim; gürültüsü itibariyle radyo plağı da değil; eğer katalogda yer almayan başka bir kayıt yoksa mezkûr taşplak kaydı olsa gerek. (Baştaki güzel keman taksimi kime ait merak içerisindeyim) Fakat eserin besteci bilgisi katalogda yok; plağın etiketinde olmama ihtimali de çok yüksek; zira Odeon plaklarında saz eserlerinin bestecilerinin isminin yazmaması çok rastlanan bir durum. 

Eserin notasına rastlayamadım. İlk hanedeki melodi örgüsünün Hacı Fâik Bey'in meşhur kârına benzerliği itibariyle, zât-ı muhteremin Dügâh takımı için yazılmış olabileceği, veya en kötüsü aynı yıllarda yazılmış olabileceği düşünülebilir mi acaba? (kendisi bilindiği kadarıyla saz eseri bestecisi değil) Tabii bu bir faraziye; tamamen uyduruyor da olabilirim; nitekim ilk dönem Odeon/Orfeon (ve hatta belki Parlophone) taşplaklarında bilhassa o dönemin "piyasa" peşrevlerinin icra edilmiş olduğu da ayrı bir konu.

İcra üzerinde mütevazı bir beyin cimnastiğiydi. Eseri bilen veya notasına tesadüf eden bilgilendirirse ben de çok memnun olacağım.

K.


12 Kasım 2009 09:25 tarihinde A. Tevfik Bildik <tbildik@hotmail.com> yazdı:
 

Maalesef hicbirsey bilmiyorum.
 
Tevfik
 


To: turkmusikisi@yahoogroups.com
From: korkutalpbilgin@gmail.com
Date: Wed, 11 Nov 2009 22:43:04 +0200
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev

 
Tevfik Bey;
İcranın menşe'i malumunuz mudur? (İcracılar, plak şirketi vb.)
K.

11 Kasım 2009 10:06 tarihinde A. Tevfik Bildik <tbildik@hotmail.com> yazdı:
 
[Attachment(s) from A. Tevfik Bildik included below] Merhaba,
 
Ekteki eser nedir? Bilen var mi? Ben bulamadim.
Dugah pesreve benziyor fakat tespit edemedim.
 
A. Tevfik Bildik




Windows Live: Keep your friends up to date with what you do online.




--
♪♬♫♬



Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they e-mail you.




--
♪♬♫♬



Windows Live: Make it easier for your friends to see what you’re up to on Facebook.

#15543 From: "A. Tevfik Bildik" <tbildik@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 12:49 pm
Subject: RE: ..:: turkmusikisi ::.. turkmusikisi ::.. Atatürk ve musıki
tbildik@...
Send Email Send Email
 
Sayın Resit Bey,
 
Çağdaş müzik adına üretilenlerin sevilmesi için ulusal müziğin bitirilmesi gerekmiyor çünkü! diyorsunuz. "Ulusal muzik" terimiyle neyi kasdediyorsunuz? Muzigin ulusali da olur mu? Mesela, Isak'in Gulizar fasli veya Tatyos'un saz eserleri veya Zaharya'nin besteleri ni mi kasdediyorsunuz "ulusal muzik" derken? Onlar ulusal muzik degil, Osmanli ve Istanbul kulturunun muzigi idi.
 
Geleneksel müziğin makamsal yapısıyla evrensel müziğin tekniğini birleştirip, bizim zevk aldığımız gibi, başkalarının da dinleyebileceği ulusal duyguları yansıtan yeni eserler meydana getirmek. Sizce muzigin amaci ulusal duygulari yansitmaktan mi ibarettir. Bu soylediginiz belki askeri mars bestekarligi icin dogru olabilir ama onlar bizim repertuarimizda devede kulaktir. Bizim muzigimiz asktan, kadindan, guzellikten, rindlikten, bahardan, tabiattan ilham alir ama ulusal duyguyu yansitan eser hic gormedim ben. Amac bu olursa zaten estetik ve zevk-i musiki ortadan kalkar, yerini kupkuru sevimsiz sloganlar alir. Turk beslerinin besteledigi zevksiz seyler gibi.
 
 
Zevk-i musikimizi de Genelkurmayin kitabina gore duzenlemeyelim Allah askina! 
 
Saygilarimla...
 
A. Tevfik Bildik
 
 

 



 



Sayın Yarman

Bendeniz musikiyi, kaç sesli olmasına bakmaksızın seven, arşivinde her türün güzel örneklerini bulunduran ve çocukluğundan itibaren operadan, Şan Sinemasındaki konserlere kadar her türlü
sanat değeri taşıyan etkinliğe katılan bir müzikseverim.
Bahse konu programda elimdeki dergi, kitap ve hatırattan yola çıkarak, Atatürk'ün neyi amaçladığını da anladığımı sanarak, genellikle nakil, zaman zaman da yorum yaparak bu konu hakkında Doğan Dikmen'le söyleştik.Özellikle Değerli dostumun bir Türk Musikisi sanatkarı olmasına rağmen önyargıyla değil,bilakis hayli objektif davranıp özeleştirilerini esirgemediğini de sanırım saptamışsınızdır.
Elbette hatıralar,anlatanın bakış açısına göre subjektif olabiliyor.Biz sadece naklediyoruz.Bir de Genelkurmay'ın 1992 de yayınladığı kitapçıktaki bir bilim adamının incelemesini esas alıyoruz.
Benim kanıma göre Atatürk'ün Müzik Devrimi'nde kendi içinde geçirdiği evrelerden sonra şu amaçlar ortaya çıkıyor..
1-Geleneksel musikinin icrasında ve icra edenlerinin görünümünde,sunumunda yenilik, yapmak, disiplinli, eğitimli, metodlu çağdaş bir nitelik kazanmasını sağlamak.Yani hiçbir zaman yasaklamak ve dışlamak değil! Çağdaş müzik adına üretilenlerin sevilmesi için ulusal müziğin bitirilmesi gerekmiyor çünkü!
2- Geleneksel müziğin makamsal yapısıyla evrensel müziğin tekniğini birleştirip, bizim zevk aldığımız gibi, başkalarının da dinleyebileceği ulusal duyguları yansıtan yeni eserler meydana getirmek.
3-Evrensel müziğin, bizim sanatçılarımız tarafından da icra edilmesini ve halka sevdirilmesini sağlamak.
Bunların hangi ölçüde gerçekleştiği yine herkesin bakış açısına göre değişen bir takdir konusudur ama, sanırım md 3  kapsamındaki dünya çapında başarılı yorumcularımızın varlığı bu devrimin en güzel meyvaları olarak herkesin hemfikir olarak kabul edeceği bir gerçektir.
Atatürk'ün musikimizi çok sevdiği de, evrensel ölçülerde gelişmesini istediği de, çağdaş tiyatro gibi çağdaş müzik kurumlarının ve kadrolarının oluşmasını hedeflemesi de birbirine bağlı ve birbirinin karşıtı olmayan konulardır.Sıkıntının, insan ve devrimci Atatürk'ün tam anlaşılamaması ya da herkesin işine geldiği gibi anlayıp anlatmaya çalışmasından ve kendini kabul ettirmek için karşı tarafı kötülemeyi, yok saymayı bir yöntem olarak seçmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Bu konuda 1981 yılında Atamızın 100 ncü doğum yılı nedeniyle Cemal Reşit Rey ve Vasfi Rıza Zobu ile yaptığım ve geçen yıl yine bu programda yayınlanan söyleşileri dinlemenizi arzu ederdim.
Diğer taraftan; Cemal Reşit'le aynı trende Ankara'ya gitmeyecek kadar kendi branşındaki birine dahi sevgi duymayan Adnan Saygun'un, benzer öfkeyi Türk Musikisi'ne  ve icracılarına da duymuş olması sizin "hala aynı konular" diye şikayet etmenizin miladı olabilir mi acaba? sorusunu akla getiriyor.
Şu da bir gerçek ki; Hiçbir ulus,çağdaşlaşacağım diye ulusal duygularını terk edemez.Duygularını yansıtmayan zorlama eserleri de zorla benimseyip dinleyemez.Dinlenmeyen bir müzik yapıtı da o ulusun malı olarak benimsenip kökleşemez.Batı müziğini çok iyi icra eden Türk sanatçılara kimsenin itirazı yoktur ama, "batı tekniğiyle yazılmış her eserin Türk müziği olarak kabulünde" sıkıntılar vardır.Bunlara ancak, batı tekniği ve formatıyla beste yapmaya çalışan Türk sanatçıların özenti olmasa da biraz zorlama çalışmaları olarak bakılabilir ve bunların kabulü için de Atatürk'ün arkasına sığınmak ya da söylediklerini çarpıtmak çağdaşlaşma olarak empoze edilemez.Bu aşıyı tutturma hıncı içinde kendini kabul ettirmek için karşısındakini yok sayma kompleksi, ne yazık ki, öz musikisini kendi ülkesinde savunmak zorunda bırakılan geleneksel müzik temsilcilerimizde değil,diğer tarafta görülmektedir.
Ayrıca, kürdilihicazkar makamında bir Almanın yapacağı beste beni ne kadar cezbederse, batı kalıplarıyla bir Türkün yazacağı piyano konçertosu da onları o kadar ilgilendirir diye düşünüyorum.Çünkü onun alasını kendi bestecileri yapmış.Bizimkini ne yapsın?Kendi dinleyicimiz için de öyle.Tekniği aldınız da duyguyu nasıl edineceksiniz?Önce kendi musikinizi tanımak, bilmek ve bu toprağın ruhundan ilham almak ön koşul olmalıdır.Ulusal olmadan evrensel olabilmek açıklanması kolay bir durum olmasa gerektir.
İstiklal Marşımız ve 10.ncu yıl marşımızın nerelerden alındığı konusunda Osman Şevki Uludağ'ın kitabında(PAN Yayıncılık) ibret verici tespitler vardır.Geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik eleştiriler de bu zatın objektifliğine güveni güçlendirmektedir.Bu kitabı da ilgilenenlere öneririm.
Sabreder programımızın diğer bölümlerini de dinlerseniz, hem geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik öz eleştirilerimizi, hem Atatürk'ün son dönemlerindeki nihai görüşlerini hem de yabancıların musikimiz hakkındaki takdirkar değerlendirmelerini bulabilirsiniz.Mesele siz-biz davası değil, ulusal kültürümüzden onur duyma ve onu diğer uluslarla da paylaşacak gelişimlere katkıda bulunma meselesidir.
Takdir buyurursunuz ki, musiki ilim olduğu kadar gönül işidir de. Ancak karşılıklı saygı ve anlayışla çözülemeyecek hiçbir konu da olamaz
Bu konularda sizin gibi kariyer sahiplerinin objektif görüşleri,bilimsel tespitleri, elbette ufkumuzu genişletecektir..Ancak belirttiğiniz yazıları belki benden kaynaklanan bir nedenle bozuk çıktığı için okuyamadım.Ek olarak gönderirseniz mutlu olurum.

Saygılarımla

Reşit Çağın




12 Kasım 2009 01:08 tarihinde Ozan Yarman <ozanyarman@ozanyarman.com> yazdı:

 

Değerli üyeler,

Atatürk ve musıki konusu 10 Kasım vesilesiyle yine alevlendi.
İlknur Şenol hanımefendinin mesajını okudum ve Reşit Çağın
beyefendinin TRT 4'te Doğan Dikmen ile söyleşisini dikkatle
dinledim. Ne yazıktır ki, "seçmece bilgiler" ve "ayıklanmış
hatıratlar" ışığında, belki farkında olmadan, belki (inşallah
öyle değildir, ama) ard niyetli olarak, "Gazi'nin Alaturka'yı asla
yasaklatmış olamayacağı" yönündeki söylem yine ayyuka çıkmış
görünüyor. Laf dönüyor dolaşıyor, "Tekseslici-çokseslici (ne
demekse) kavgasında" düğümleniyor. Bu kadar dezenformasyon
arasında, ironiktir ki, Atatürk'ün musıki devrimini gerektiği gibi
anlamamak, kavramamak vurguları yapılıyor.

Gurubumuzda, bu konuya dair, sağlam bir metodoloji çerçevesinde
dikkate getirdiğim, bir özet mahiyetindeki tarihsel bilgiler hemen
herkesin malumuyken, ısrarla aynı noktayı evire çevire,
aktarılanlardan hiç dersler çıkartılmamış olarak, hala gündeme
getirme eğilimleri görülüyor. Bunlar, doğrusunu söylemek
gerekirse, beni fazlasıyla rahatsız ediyor.

Artık iyice belli oldu ki, Gazi'nin musıki inkılabı konusunda,
tarihsel vesikalarla tam örtüşen duruşunu deşifre edebilmek
üzere, pek yakın zamanda etraflıca bir yazı yazmam gerekmekte.

O zamana kadar, bilhassa İlknur hanımefendiden ve Reşit beyefendiden
istirhamım, gurubumuzun arşivinde bulunan şu yazılarımı
okumalarıdır:

http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13355
http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13345

Buradalarda bahsi geçen bilgileri iyice etüd ederek, anılan
kaynaklara hakkıyla müracaat ederek Atatürk ve musıki konusunda
fikir ileri sürmeleri elbette kendileri hakkında daha hayırlı
olacaktır.

Esenlikle,
Dr. Ozan Yarman

✩ ✩ ✩
www.ozanyarman.com







Windows Live: Make it easier for your friends to see what you’re up to on Facebook.

#15542 From: ercument aksoy <ercumenta@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 12:15 pm
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. turkmusikisi ::.. Atatürk ve musıki
ercumenta
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Keske yazilarinizi yurt disinda yasiyanlar da okuyabilseydi. Turkce harfler Cince gibi cikiyor okunamiyor.
Ercument Aksoy

--- On Thu, 11/12/09, Reşit ÇAĞIN <resitcagin@...> wrote:

From: Reşit ÇAĞIN <resitcagin@...>
Subject: ..:: turkmusikisi ::.. turkmusikisi ::.. Atatürk ve musıki
To: turkmusikisi@yahoogroups.com
Date: Thursday, November 12, 2009, 1:42 AM

 




Sayın Yarman

Bendeniz musikiyi, kaç sesli olmasına bakmaksızın seven, arşivinde her türün güzel örneklerini bulunduran ve çocukluğundan itibaren operadan, Şan Sinemasındaki konserlere kadar her türlü
sanat değeri taşıyan etkinliğe katılan bir müzikseverim.
Bahse konu programda elimdeki dergi, kitap ve hatırattan yola çıkarak, Atatürk'ün neyi amaçladığını da anladığımı sanarak, genellikle nakil, zaman zaman da yorum yaparak bu konu hakkında Doğan Dikmen'le söyleştik.Özellikle Değerli dostumun bir Türk Musikisi sanatkarı olmasına rağmen önyargıyla değil,bilakis hayli objektif davranıp özeleştirilerini esirgemediğini de sanırım saptamışsınızdır.
Elbette hatıralar,anlatanı n bakış açısına göre subjektif olabiliyor.Biz sadece naklediyoruz. Bir de Genelkurmay'ın 1992 de yayınladığı kitapçıktaki bir bilim adamının incelemesini esas alıyoruz.
Benim kanıma göre Atatürk'ün Müzik Devrimi'nde kendi içinde geçirdiği evrelerden sonra şu amaçlar ortaya çıkıyor..
1-Geleneksel musikinin icrasında ve icra edenlerinin görünümünde,sunumunda yenilik, yapmak, disiplinli, eğitimli, metodlu çağdaş bir nitelik kazanmasını sağlamak.Yani hiçbir zaman yasaklamak ve dışlamak değil! Çağdaş müzik adına üretilenlerin sevilmesi için ulusal müziğin bitirilmesi gerekmiyor çünkü!
2- Geleneksel müziğin makamsal yapısıyla evrensel müziğin tekniğini birleştirip, bizim zevk aldığımız gibi, başkalarının da dinleyebileceği ulusal duyguları yansıtan yeni eserler meydana getirmek.
3-Evrensel müziğin, bizim sanatçılarımız tarafından da icra edilmesini ve halka sevdirilmesini sağlamak.
Bunların hangi ölçüde gerçekleştiği yine herkesin bakış açısına göre değişen bir takdir konusudur ama, sanırım md 3  kapsamındaki dünya çapında başarılı yorumcularımızı n varlığı bu devrimin en güzel meyvaları olarak herkesin hemfikir olarak kabul edeceği bir gerçektir.
Atatürk'ün musikimizi çok sevdiği de, evrensel ölçülerde gelişmesini istediği de, çağdaş tiyatro gibi çağdaş müzik kurumlarının ve kadrolarının oluşmasını hedeflemesi de birbirine bağlı ve birbirinin karşıtı olmayan konulardır.Sıkı ntının, insan ve devrimci Atatürk'ün tam anlaşılamaması ya da herkesin işine geldiği gibi anlayıp anlatmaya çalışmasından ve kendini kabul ettirmek için karşı tarafı kötülemeyi, yok saymayı bir yöntem olarak seçmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Bu konuda 1981 yılında Atamızın 100 ncü doğum yılı nedeniyle Cemal Reşit Rey ve Vasfi Rıza Zobu ile yaptığım ve geçen yıl yine bu programda yayınlanan söyleşileri dinlemenizi arzu ederdim.
Diğer taraftan; Cemal Reşit'le aynı trende Ankara'ya gitmeyecek kadar kendi branşındaki birine dahi sevgi duymayan Adnan Saygun'un, benzer öfkeyi Türk Musikisi'ne  ve icracılarına da duymuş olması sizin "hala aynı konular" diye şikayet etmenizin miladı olabilir mi acaba? sorusunu akla getiriyor.
Şu da bir gerçek ki; Hiçbir ulus,çağdaşlaşacağım diye ulusal duygularını terk edemez.Duyguları nı yansıtmayan zorlama eserleri de zorla benimseyip dinleyemez.Dinlenme yen bir müzik yapıtı da o ulusun malı olarak benimsenip kökleşemez.Batı müziğini çok iyi icra eden Türk sanatçılara kimsenin itirazı yoktur ama, "batı tekniğiyle yazılmış her eserin Türk müziği olarak kabulünde" sıkıntılar vardır.Bunlara ancak, batı tekniği ve formatıyla beste yapmaya çalışan Türk sanatçıların özenti olmasa da biraz zorlama çalışmaları olarak bakılabilir ve bunların kabulü için de Atatürk'ün arkasına sığınmak ya da söylediklerini çarpıtmak çağdaşlaşma olarak empoze edilemez.Bu aşıyı tutturma hıncı içinde kendini kabul ettirmek için karşısındakini yok sayma kompleksi, ne yazık ki, öz musikisini kendi ülkesinde savunmak zorunda bırakılan geleneksel müzik temsilcilerimizde değil,diğer tarafta görülmektedir.
Ayrıca, kürdilihicazkar makamında bir Almanın yapacağı beste beni ne kadar cezbederse, batı kalıplarıyla bir Türkün yazacağı piyano konçertosu da onları o kadar ilgilendirir diye düşünüyorum.Çünkü onun alasını kendi bestecileri yapmış.Bizimkini ne yapsın?Kendi dinleyicimiz için de öyle.Tekniği aldınız da duyguyu nasıl edineceksiniz?Önce kendi musikinizi tanımak, bilmek ve bu toprağın ruhundan ilham almak ön koşul olmalıdır.Ulusal olmadan evrensel olabilmek açıklanması kolay bir durum olmasa gerektir.
İstiklal Marşımız ve 10.ncu yıl marşımızın nerelerden alındığı konusunda Osman Şevki Uludağ'ın kitabında(PAN Yayıncılık) ibret verici tespitler vardır.Geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik eleştiriler de bu zatın objektifliğine güveni güçlendirmektedir. Bu kitabı da ilgilenenlere öneririm.
Sabreder programımızın diğer bölümlerini de dinlerseniz, hem geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik öz eleştirilerimizi, hem Atatürk'ün son dönemlerindeki nihai görüşlerini hem de yabancıların musikimiz hakkındaki takdirkar değerlendirmelerini bulabilirsiniz. Mesele siz-biz davası değil, ulusal kültürümüzden onur duyma ve onu diğer uluslarla da paylaşacak gelişimlere katkıda bulunma meselesidir.
Takdir buyurursunuz ki, musiki ilim olduğu kadar gönül işidir de. Ancak karşılıklı saygı ve anlayışla çözülemeyecek hiçbir konu da olamaz
Bu konularda sizin gibi kariyer sahiplerinin objektif görüşleri,bilimsel tespitleri, elbette ufkumuzu genişletecektir.. Ancak belirttiğiniz yazıları belki benden kaynaklanan bir nedenle bozuk çıktığı için okuyamadım.Ek olarak gönderirseniz mutlu olurum.

Saygılarımla

Reşit Çağın




12 Kasım 2009 01:08 tarihinde Ozan Yarman <ozanyarman@ozanyarm an.com> yazdı:

 

Değerli üyeler,

Atatürk ve musıki konusu 10 Kasım vesilesiyle yine alevlendi.
İlknur Şenol hanımefendinin mesajını okudum ve Reşit Çağın
beyefendinin TRT 4'te Doğan Dikmen ile söyleşisini dikkatle
dinledim. Ne yazıktır ki, "seçmece bilgiler" ve "ayıklanmış
hatıratlar" ışığında, belki farkında olmadan, belki (inşallah
öyle değildir, ama) ard niyetli olarak, "Gazi'nin Alaturka'yı asla
yasaklatmış olamayacağı" yönündeki söylem yine ayyuka çıkmış
görünüyor. Laf dönüyor dolaşıyor, "Tekseslici-çokseslic i (ne
demekse) kavgasında" düğümleniyor. Bu kadar dezenformasyon
arasında, ironiktir ki, Atatürk'ün musıki devrimini gerektiği gibi
anlamamak, kavramamak vurguları yapılıyor.

Gurubumuzda, bu konuya dair, sağlam bir metodoloji çerçevesinde
dikkate getirdiğim, bir özet mahiyetindeki tarihsel bilgiler hemen
herkesin malumuyken, ısrarla aynı noktayı evire çevire,
aktarılanlardan hiç dersler çıkartılmamış olarak, hala gündeme
getirme eğilimleri görülüyor. Bunlar, doğrusunu söylemek
gerekirse, beni fazlasıyla rahatsız ediyor.

Artık iyice belli oldu ki, Gazi'nin musıki inkılabı konusunda,
tarihsel vesikalarla tam örtüşen duruşunu deşifre edebilmek
üzere, pek yakın zamanda etraflıca bir yazı yazmam gerekmekte.

O zamana kadar, bilhassa İlknur hanımefendiden ve Reşit beyefendiden
istirhamım, gurubumuzun arşivinde bulunan şu yazılarımı
okumalarıdır:

http://launch. groups.yahoo. com/group/ turkmusikisi/ message/13355
http://launch. groups.yahoo. com/group/ turkmusikisi/ message/13345

Buradalarda bahsi geçen bilgileri iyice etüd ederek, anılan
kaynaklara hakkıyla müracaat ederek Atatürk ve musıki konusunda
fikir ileri sürmeleri elbette kendileri hakkında daha hayırlı
olacaktır.

Esenlikle,
Dr. Ozan Yarman

✩ ✩ ✩
www.ozanyarman. com





#15541 From: Korkutalp Bilgin <korkutalpbilgin@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 9:21 am
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev
korkutalpbilgin
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Tevfik Bey;

Peşrev Dügâh olsa gerektir. İlk hanede dügâh yapısı bariz şekilde duyuluyor. Teslimin dügâh makamında alışılageldiği gibi segâhlı değil de sabâlı bitmesi enteresan. Kayıtla ilgili genel bir değerlendirme belki bizi sonuca yaklaştırabilir.

Cemal Ünlü'nün hazırladığı katalogda ''Odeon Fabrikasının Husûsî Sâzendeleri'' tarafından icra edilmiş tek bir Dügâh Peşrev taşplağı görünüyor. Ben de Dârüttâlim-i Musikî Heyeti, Columbia'nın Halk Musikî Heyeti, Dârülelhân Heyeti ve Rehber-i Musikî Heyeti icralarına benzetemedim; gürültüsü itibariyle radyo plağı da değil; eğer katalogda yer almayan başka bir kayıt yoksa mezkûr taşplak kaydı olsa gerek. (Baştaki güzel keman taksimi kime ait merak içerisindeyim) Fakat eserin besteci bilgisi katalogda yok; plağın etiketinde olmama ihtimali de çok yüksek; zira Odeon plaklarında saz eserlerinin bestecilerinin isminin yazmaması çok rastlanan bir durum. 

Eserin notasına rastlayamadım. İlk hanedeki melodi örgüsünün Hacı Fâik Bey'in meşhur kârına benzerliği itibariyle, zât-ı muhteremin Dügâh takımı için yazılmış olabileceği, veya en kötüsü aynı yıllarda yazılmış olabileceği düşünülebilir mi acaba? (kendisi bilindiği kadarıyla saz eseri bestecisi değil) Tabii bu bir faraziye; tamamen uyduruyor da olabilirim; nitekim ilk dönem Odeon/Orfeon (ve hatta belki Parlophone) taşplaklarında bilhassa o dönemin "piyasa" peşrevlerinin icra edilmiş olduğu da ayrı bir konu.

İcra üzerinde mütevazı bir beyin cimnastiğiydi. Eseri bilen veya notasına tesadüf eden bilgilendirirse ben de çok memnun olacağım.

K.


12 Kasım 2009 09:25 tarihinde A. Tevfik Bildik <tbildik@...> yazdı:
 

Maalesef hicbirsey bilmiyorum.
 
Tevfik
 


To: turkmusikisi@yahoogroups.com
From: korkutalpbilgin@...
Date: Wed, 11 Nov 2009 22:43:04 +0200
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev

 
Tevfik Bey;
İcranın menşe'i malumunuz mudur? (İcracılar, plak şirketi vb.)
K.

11 Kasım 2009 10:06 tarihinde A. Tevfik Bildik <tbildik@...> yazdı:
 
[Attachment(s) from A. Tevfik Bildik included below]

Merhaba,
 
Ekteki eser nedir? Bilen var mi? Ben bulamadim.
Dugah pesreve benziyor fakat tespit edemedim.
 
A. Tevfik Bildik



Windows Live: Keep your friends up to date with what you do online.




--
♪♬♫♬



Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they e-mail you.




--
♪♬♫♬

#15540 From: Smeyra Gmrah <sgumrah@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 11:16 am
Subject: ''DOST MIZRAPLAR''
sgumrah
Offline Offline
Send Email Send Email
 

''DOST MIZRAPLAR''

Trkiye-Yunanistan

Cemal Reit Rey Konser Salonu, “Dost Mzraplar” 15 Kasm 2009 Pazar, 20.00

Teller birbirine karp harmanlanr iken, iki ky bir denize sevdalyd…

Dost mzraplar o sevda denizinde ahengin dalgalar oldular...

“DOST MIZRAPLAR” konserinde ud ve kanun'larn mzrabna, lavtalar eklenecek ve iki kltrn renkleri, mzraplarn cokulu titreimleriyle karp ortak ahenk kurulacak. Dost tnlardan oluan arklar dillenip sanatseverlerin yreklerine bir yol olacak...

 

Trkiye

Kanun: Gksel Baktagir

Ud: Yurdal Tokcan

Kanun: Hakan Klnarslan

Ud:AlperAkdeniz
Kanun: Volkan Krmlolu

Ud:Kaanli
Kanun: Tuncay Tuncay

Solist: zlem Krml

 

Yunanistan

Kanun:Tolis Tsardakas

Ud: Yiorgos Mavromanolakis

Lavta: Giorgo Marinakis

Solist: Sofia Papazoglou

Perksyon: Katerina Papadopoulou

 

Bilet Fiyatlar:17.00-26.00 TL

 


#15539 From: maydin42
Date: Thu Nov 12, 2009 11:38 am
Subject: STANBUL DEVLET TRK MZ TOPLULUU LE HSARDAN NHAVENDE
maydin42
Offline Offline
 
Sanat ynetmenliini Aylin engn Ta'nn yapt stanbul Devlet Trk Mzii
Topluluu, Zeytinburnu Kltr ve Sanat Merkezi'nde gerekletirecei konserde
Hisar makamnda bestelenmi klasik eserlerden Krdlihicazkr ve Nihavend
makamndaki sevilen arklara uzanan zengin bir repertuarla izleyicilerinin
karsna kyor.

Her yzyln birbirinden farkl zevk ve anlaylarn ayn potada eriten usta
bir icrayla Trk Mzii'ni layk olduu en u noktaya tama misyonunu
benimseyen topluluun ses ve saz sanatlarnn solo icralar, Trk Mzii
sevdallarna unutulmaz dakikalar yaatacak.

Zeytinburnu Kltr ve Sanat Merkezi'nde cretsiz olarak gerekletirilecek
stanbul Devlet Trk Mzii Topluluu'nun "Hisar'dan Nihavend'e" konseri 23
Kasm 2009 Pazartesi gn saat 20:00'de dinleyenlere esiz bir mzik ziyafeti
sunacak.

Adres: Zeytinburnu Kltr ve Sanat Merkezi
	  	 Zeytinburnu Meydan, Semiha akir Cad.
	  	 Zeytinburnu/STANBUL

Tel:  0212 415 58 58
Web:  www.zeytinburnukultursanat.com

#15538 From: Barbaros Akkurt <bakkurt@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 11:02 am
Subject: iki kucuk soru
barbaros_akkurt
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Sayin grup uyeleri,

Oncelikle sayin Ozan hocamizi basarisindan dolayi tebrik eder, daha nice besteler yapmasini temenni ederim.

Birbiriyle baglantisi olmayan iki kucuk sorum olacakti, bilenler lutfedip cevap verirse cok mutlu olurum.

1) Kemani Tatyos Efendi'nin Hicazkr Curcuna eseri "Mni oluyor halimi takrire hicbim" icin Leyl Saz'in ayni makam ve usulde bir nazire yaptigi duymustum. Bu eserin notasi veya icrasi elinde olan var midir?

2) Ud calanlar, en alt teli gevest (dik fa diyez) perdesine akord ediyorlarmis. Calarken zorluk cikmiyor mu, neden naturel bir notaya degil de arizali bir notaya akort ediliyor?



#15537 From: VEKOM_YTU <vekom_ytu@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 10:01 am
Subject: Vekom_seminer_Besim Dellaloğlu_13.11.09
vekom_ytu
Offline Offline
Send Email Send Email
 


Yıldız Teknik Üniversitesi

Vedat Kosal Müzik Uygulama ve Araştırma Merkezi

 

 

Seminer

 

Besim Dellaloğlu

 

 

“Adorno ve Yeni Müzik”

 

13 Kasım 2009, Cuma, Saat 14.00

YTÜ VEKOM Agavat Binası, Beşiktaş

Irtibat: 0212 383 70 70 _ 2702
Ars. Gor. Z. Gulcin Ozkisi
Yildiz Teknik Universitesi
Vedat Kosal Muzik Uygulama ve Arastirma Merkezi(VEKOM)
Agavat Binasi No.5
Besiktas Istanbul
www.vekom.yildiz.edu.tr



Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr


Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr


Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr

#15536 From: Reit AIN <resitcagin@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 9:42 am
Subject: turkmusikisi ::.. Atatrk ve muski
resitcagin@...
Send Email Send Email
 



Sayın Yarman

Bendeniz musikiyi, kaç sesli olmasına bakmaksızın seven, arşivinde her türün güzel örneklerini bulunduran ve çocukluğundan itibaren operadan, Şan Sinemasındaki konserlere kadar her türlü
sanat değeri taşıyan etkinliğe katılan bir müzikseverim.
Bahse konu programda elimdeki dergi, kitap ve hatırattan yola çıkarak, Atatürk'ün neyi amaçladığını da anladığımı sanarak, genellikle nakil, zaman zaman da yorum yaparak bu konu hakkında Doğan Dikmen'le söyleştik.Özellikle Değerli dostumun bir Türk Musikisi sanatkarı olmasına rağmen önyargıyla değil,bilakis hayli objektif davranıp özeleştirilerini esirgemediğini de sanırım saptamışsınızdır.
Elbette hatıralar,anlatanın bakış açısına göre subjektif olabiliyor.Biz sadece naklediyoruz.Bir de Genelkurmay'ın 1992 de yayınladığı kitapçıktaki bir bilim adamının incelemesini esas alıyoruz.
Benim kanıma göre Atatürk'ün Müzik Devrimi'nde kendi içinde geçirdiği evrelerden sonra şu amaçlar ortaya çıkıyor..
1-Geleneksel musikinin icrasında ve icra edenlerinin görünümünde,sunumunda yenilik, yapmak, disiplinli, eğitimli, metodlu çağdaş bir nitelik kazanmasını sağlamak.Yani hiçbir zaman yasaklamak ve dışlamak değil! Çağdaş müzik adına üretilenlerin sevilmesi için ulusal müziğin bitirilmesi gerekmiyor çünkü!
2- Geleneksel müziğin makamsal yapısıyla evrensel müziğin tekniğini birleştirip, bizim zevk aldığımız gibi, başkalarının da dinleyebileceği ulusal duyguları yansıtan yeni eserler meydana getirmek.
3-Evrensel müziğin, bizim sanatçılarımız tarafından da icra edilmesini ve halka sevdirilmesini sağlamak.
Bunların hangi ölçüde gerçekleştiği yine herkesin bakış açısına göre değişen bir takdir konusudur ama, sanırım md 3  kapsamındaki dünya çapında başarılı yorumcularımızın varlığı bu devrimin en güzel meyvaları olarak herkesin hemfikir olarak kabul edeceği bir gerçektir.
Atatürk'ün musikimizi çok sevdiği de, evrensel ölçülerde gelişmesini istediği de, çağdaş tiyatro gibi çağdaş müzik kurumlarının ve kadrolarının oluşmasını hedeflemesi de birbirine bağlı ve birbirinin karşıtı olmayan konulardır.Sıkıntının, insan ve devrimci Atatürk'ün tam anlaşılamaması ya da herkesin işine geldiği gibi anlayıp anlatmaya çalışmasından ve kendini kabul ettirmek için karşı tarafı kötülemeyi, yok saymayı bir yöntem olarak seçmesinden kaynaklandığı anlaşılmaktadır.Bu konuda 1981 yılında Atamızın 100 ncü doğum yılı nedeniyle Cemal Reşit Rey ve Vasfi Rıza Zobu ile yaptığım ve geçen yıl yine bu programda yayınlanan söyleşileri dinlemenizi arzu ederdim.
Diğer taraftan; Cemal Reşit'le aynı trende Ankara'ya gitmeyecek kadar kendi branşındaki birine dahi sevgi duymayan Adnan Saygun'un, benzer öfkeyi Türk Musikisi'ne  ve icracılarına da duymuş olması sizin "hala aynı konular" diye şikayet etmenizin miladı olabilir mi acaba? sorusunu akla getiriyor.
Şu da bir gerçek ki; Hiçbir ulus,çağdaşlaşacağım diye ulusal duygularını terk edemez.Duygularını yansıtmayan zorlama eserleri de zorla benimseyip dinleyemez.Dinlenmeyen bir müzik yapıtı da o ulusun malı olarak benimsenip kökleşemez.Batı müziğini çok iyi icra eden Türk sanatçılara kimsenin itirazı yoktur ama, "batı tekniğiyle yazılmış her eserin Türk müziği olarak kabulünde" sıkıntılar vardır.Bunlara ancak, batı tekniği ve formatıyla beste yapmaya çalışan Türk sanatçıların özenti olmasa da biraz zorlama çalışmaları olarak bakılabilir ve bunların kabulü için de Atatürk'ün arkasına sığınmak ya da söylediklerini çarpıtmak çağdaşlaşma olarak empoze edilemez.Bu aşıyı tutturma hıncı içinde kendini kabul ettirmek için karşısındakini yok sayma kompleksi, ne yazık ki, öz musikisini kendi ülkesinde savunmak zorunda bırakılan geleneksel müzik temsilcilerimizde değil,diğer tarafta görülmektedir.
Ayrıca, kürdilihicazkar makamında bir Almanın yapacağı beste beni ne kadar cezbederse, batı kalıplarıyla bir Türkün yazacağı piyano konçertosu da onları o kadar ilgilendirir diye düşünüyorum.Çünkü onun alasını kendi bestecileri yapmış.Bizimkini ne yapsın?Kendi dinleyicimiz için de öyle.Tekniği aldınız da duyguyu nasıl edineceksiniz?Önce kendi musikinizi tanımak, bilmek ve bu toprağın ruhundan ilham almak ön koşul olmalıdır.Ulusal olmadan evrensel olabilmek açıklanması kolay bir durum olmasa gerektir.
İstiklal Marşımız ve 10.ncu yıl marşımızın nerelerden alındığı konusunda Osman Şevki Uludağ'ın kitabında(PAN Yayıncılık) ibret verici tespitler vardır.Geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik eleştiriler de bu zatın objektifliğine güveni güçlendirmektedir.Bu kitabı da ilgilenenlere öneririm.
Sabreder programımızın diğer bölümlerini de dinlerseniz, hem geleneksel musikimizin temsilcilerine yönelik öz eleştirilerimizi, hem Atatürk'ün son dönemlerindeki nihai görüşlerini hem de yabancıların musikimiz hakkındaki takdirkar değerlendirmelerini bulabilirsiniz.Mesele siz-biz davası değil, ulusal kültürümüzden onur duyma ve onu diğer uluslarla da paylaşacak gelişimlere katkıda bulunma meselesidir.
Takdir buyurursunuz ki, musiki ilim olduğu kadar gönül işidir de. Ancak karşılıklı saygı ve anlayışla çözülemeyecek hiçbir konu da olamaz
Bu konularda sizin gibi kariyer sahiplerinin objektif görüşleri,bilimsel tespitleri, elbette ufkumuzu genişletecektir..Ancak belirttiğiniz yazıları belki benden kaynaklanan bir nedenle bozuk çıktığı için okuyamadım.Ek olarak gönderirseniz mutlu olurum.

Saygılarımla

Reşit Çağın




12 Kasım 2009 01:08 tarihinde Ozan Yarman <ozanyarman@...> yazdı:

 

Değerli üyeler,

Atatürk ve musıki konusu 10 Kasım vesilesiyle yine alevlendi.
İlknur Şenol hanımefendinin mesajını okudum ve Reşit Çağın
beyefendinin TRT 4'te Doğan Dikmen ile söyleşisini dikkatle
dinledim. Ne yazıktır ki, "seçmece bilgiler" ve "ayıklanmış
hatıratlar" ışığında, belki farkında olmadan, belki (inşallah
öyle değildir, ama) ard niyetli olarak, "Gazi'nin Alaturka'yı asla
yasaklatmış olamayacağı" yönündeki söylem yine ayyuka çıkmış
görünüyor. Laf dönüyor dolaşıyor, "Tekseslici-çokseslici (ne
demekse) kavgasında" düğümleniyor. Bu kadar dezenformasyon
arasında, ironiktir ki, Atatürk'ün musıki devrimini gerektiği gibi
anlamamak, kavramamak vurguları yapılıyor.

Gurubumuzda, bu konuya dair, sağlam bir metodoloji çerçevesinde
dikkate getirdiğim, bir özet mahiyetindeki tarihsel bilgiler hemen
herkesin malumuyken, ısrarla aynı noktayı evire çevire,
aktarılanlardan hiç dersler çıkartılmamış olarak, hala gündeme
getirme eğilimleri görülüyor. Bunlar, doğrusunu söylemek
gerekirse, beni fazlasıyla rahatsız ediyor.

Artık iyice belli oldu ki, Gazi'nin musıki inkılabı konusunda,
tarihsel vesikalarla tam örtüşen duruşunu deşifre edebilmek
üzere, pek yakın zamanda etraflıca bir yazı yazmam gerekmekte.

O zamana kadar, bilhassa İlknur hanımefendiden ve Reşit beyefendiden
istirhamım, gurubumuzun arşivinde bulunan şu yazılarımı
okumalarıdır:

http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13355
http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13345

Buradalarda bahsi geçen bilgileri iyice etüd ederek, anılan
kaynaklara hakkıyla müracaat ederek Atatürk ve musıki konusunda
fikir ileri sürmeleri elbette kendileri hakkında daha hayırlı
olacaktır.

Esenlikle,
Dr. Ozan Yarman

✩ ✩ ✩
www.ozanyarman.com




#15535 From: "A. Tevfik Bildik" <tbildik@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 7:25 am
Subject: RE: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev
tbildik@...
Send Email Send Email
 
Maalesef hicbirsey bilmiyorum.
 
Tevfik
 

To: turkmusikisi@yahoogroups.com
From: korkutalpbilgin@...
Date: Wed, 11 Nov 2009 22:43:04 +0200
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev

 
Tevfik Bey;
İcranın menşe'i malumunuz mudur? (İcracılar, plak şirketi vb.)
K.

11 Kasım 2009 10:06 tarihinde A. Tevfik Bildik <tbildik@hotmail.com> yazdı:
 
[Attachment(s) from A. Tevfik Bildik included below]

Merhaba,
 
Ekteki eser nedir? Bilen var mi? Ben bulamadim.
Dugah pesreve benziyor fakat tespit edemedim.
 
A. Tevfik Bildik



Windows Live: Keep your friends up to date with what you do online.



--
♪♬♫♬



Windows Live: Friends get your Flickr, Yelp, and Digg updates when they e-mail you.

#15534 From: Can Akkoc <can193849@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 11:41 pm
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Tulin Yakarcelik Bogazici'nde...
can193849
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Oneriyi hararetle destekliyorum.

Slide 1Can Akkoc


Not *Turkey* degil,  TÜRKiYE !




--- On Wed, 11/11/09, a <armanorama@...> wrote:

From: a <armanorama@...>
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Tulin Yakarcelik Bogazici'nde...
To: turkmusikisi@yahoogroups.com
Date: Wednesday, November 11, 2009, 12:22 PM

 

Gelemeyecekler için, keşke videosu alınıp yayınlansa :!)
a

2009/11/11 Ridvan AYDINLI <raydinli@yahoo. com>
 

Boğaziçi Üniversitesi Türk Müziği Kulübü Kırmızı Salon Sohbetlerinde bu hafta:

Ses sanatçısı ve nazariyat hocası Tülin Yakarçelik Boğaziçi’nde.

Erken yaşta bıraktığı radyo icracılığının ardından, konservatuarda pek çok değerli sanatçı yetiştiren, döneminin önemli ses sanatçısı ve Türk Musikisi nazariyatında Arel ekolünün son temsilcilerinden Tülin Yakarçelik, çeşitli icra örneklerinin de dinletileceği kaçırılmayacak bir sohbet için 12 Kasım Perşembe saat 17:00’de Boğaziçi Üniversitesi Kırmızı Salon’da musıkiseverlerle buluşacak..

Herkesi bekliyoruz.. .



Ridvan AYDINLI
Economics - Bogazici University
(505) 865 34 30



Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com. tr




--
"Sigaraya da karşıyım, yasağa da"
                                 

#15533 From: "Mehmet Eyripala" <m-eyripala@...>
Date: Thu Nov 12, 2009 1:50 am
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev
meyripala
Offline Offline
Send Email Send Email
 

Sayın Tevfik bey,
dügah olmasına dügah da, kime ait olduğunu sorarsanız o biraz zamanımı alacak. Bu eserin tipik tını özelliği dügah tanımlamasıyla çakışıyor. Saba ile başlayıp peslerde zirgüle ile dolaşması ve sonra saba icra ederken bile her an nim hicazı hissettirmesi, neveserle devam eder gibi yaparken sabaya götürmesi sabadan ayıran özellik diye tanımlayabilir miyiz? (İsmail Hakkı Özkan'ın TM Nazariyatı kitabına göre)
Selamlar.
Merhaba Muzaffer abi,
öyle bir kitabı ben tanımıyorum. Eğer teşrif eder de gösterirseniz tanımış oluruz sayenizde. Birbirine yakın olan makamlar sıralandığı zaman hüzzamla saba arka arkaya gelemez bence. Eğer gelmişse sürç-ü lisân etmiştir getiren.
20 aralıkta bir yıl sonu meşkimiz olacak, gelebilir miydiniz? Saygılarımızı sunarız.
Selamlar.
 
Mehmet Eyripala
Duisburg
 
 
----- Original Message -----
Sent: Wednesday, November 11, 2009 3:18 PM
Subject: RE: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev

 

Selamlar
Bence M�stear Pesrevi
Tamer Kutluay'in  "Yegahtan segaha" g�fteler kitabinda makamlar 1 ile 40 numara arasi birbirleri ile yakinligi bakimindan siralanmis. 1. numara Yegah, 40 numara Segah, 39 numara M�stear, 38 numara H�zzam, 37 numara Saba vs.
Fakat bu eserde birazda saba nagmesi de var. Yani ben de emin degilim.
Selamlar
 Muzaffer Hariri


To: turkmusikisi@yahoogroups.com
From: tbildik@hotmail.com
Date: Wed, 11 Nov 2009 10:06:31 +0200
Subject: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev [1 Attachment]

 
[Attachment(s) from A. Tevfik Bildik included below] Merhaba,
 
Ekteki eser nedir? Bilen var mi? Ben bulamadim.
Dugah pesreve benziyor fakat tespit edemedim.
 
A. Tevfik Bildik


Windows Live: Keep your friends up to date with what you do online.




Gro�e Daten �bertragen? Ganz einfach - mit dem Messenger!


#15532 From: Ozan Yarman <ozanyarman@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 11:08 pm
Subject: Atatürk ve musıki
ozanyarman
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Değerli üyeler,

Atatürk ve musıki konusu 10 Kasım vesilesiyle yine alevlendi.
İlknur Şenol hanımefendinin mesajını okudum ve Reşit Çağın
beyefendinin TRT 4'te Doğan Dikmen ile söyleşisini dikkatle
dinledim. Ne yazıktır ki, "seçmece bilgiler" ve "ayıklanmış
hatıratlar" ışığında, belki farkında olmadan, belki (inşallah
öyle değildir, ama) ard niyetli olarak, "Gazi'nin Alaturka'yı asla
yasaklatmış olamayacağı" yönündeki söylem yine ayyuka çıkmış
görünüyor. Laf dönüyor dolaşıyor, "Tekseslici-çokseslici (ne
demekse) kavgasında" düğümleniyor. Bu kadar dezenformasyon
arasında, ironiktir ki, Atatürk'ün musıki devrimini gerektiği gibi
anlamamak, kavramamak vurguları yapılıyor.

Gurubumuzda, bu konuya dair, sağlam bir metodoloji çerçevesinde
dikkate getirdiğim, bir özet mahiyetindeki tarihsel bilgiler hemen
herkesin malumuyken, ısrarla aynı noktayı evire çevire,
aktarılanlardan hiç dersler çıkartılmamış olarak, hala gündeme
getirme eğilimleri görülüyor. Bunlar, doğrusunu söylemek
gerekirse, beni fazlasıyla rahatsız ediyor.

Artık iyice belli oldu ki, Gazi'nin musıki inkılabı konusunda,
tarihsel vesikalarla tam örtüşen duruşunu deşifre edebilmek
üzere, pek yakın zamanda etraflıca bir yazı yazmam gerekmekte.

O zamana kadar, bilhassa İlknur hanımefendiden ve Reşit beyefendiden
istirhamım, gurubumuzun arşivinde bulunan şu yazılarımı
okumalarıdır:

http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13355
http://launch.groups.yahoo.com/group/turkmusikisi/message/13345

Buradalarda bahsi geçen bilgileri iyice etüd ederek, anılan
kaynaklara hakkıyla müracaat ederek Atatürk ve musıki konusunda
fikir ileri sürmeleri elbette kendileri hakkında daha hayırlı
olacaktır.

Esenlikle,
Dr. Ozan Yarman

✩ ✩ ✩
www.ozanyarman.com

#15531 From: a <armanorama@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 6:22 pm
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Tulin Yakarcelik Bogazici'nde...
buker452004
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Gelemeyecekler için, keşke videosu alınıp yayınlansa :!)
a

2009/11/11 Ridvan AYDINLI <raydinli@...>
 

Boğaziçi Üniversitesi Türk Müziği Kulübü Kırmızı Salon Sohbetlerinde bu hafta:

Ses sanatçısı ve nazariyat hocası Tülin Yakarçelik Boğaziçi’nde.

Erken yaşta bıraktığı radyo icracılığının ardından, konservatuarda pek çok değerli sanatçı yetiştiren, döneminin önemli ses sanatçısı ve Türk Musikisi nazariyatında Arel ekolünün son temsilcilerinden Tülin Yakarçelik, çeşitli icra örneklerinin de dinletileceği kaçırılmayacak bir sohbet için 12 Kasım Perşembe saat 17:00’de Boğaziçi Üniversitesi Kırmızı Salon’da musıkiseverlerle buluşacak..

Herkesi bekliyoruz...



Ridvan AYDINLI
Economics - Bogazici University
(505) 865 34 30



Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr




--
"Sigaraya da karşıyım, yasağa da"
                                 

#15530 From: Korkutalp Bilgin <korkutalpbilgin@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 8:43 pm
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev [1 Attachment]
korkutalpbilgin
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Tevfik Bey;
İcranın menşe'i malumunuz mudur? (İcracılar, plak şirketi vb.)
K.

11 Kasım 2009 10:06 tarihinde A. Tevfik Bildik <tbildik@...> yazdı:
 
[Attachment(s) from A. Tevfik Bildik included below]

Merhaba,
 
Ekteki eser nedir? Bilen var mi? Ben bulamadim.
Dugah pesreve benziyor fakat tespit edemedim.
 
A. Tevfik Bildik


Windows Live: Keep your friends up to date with what you do online.




--
♪♬♫♬

#15529 From: Muzaffer Hariri <haririmuzaffer@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 2:18 pm
Subject: RE: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev [1 Attachment]
muzafferhariri
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Selamlar
Bence Mstear Pesrevi
Tamer Kutluay'in  "Yegahtan segaha" gfteler kitabinda makamlar 1 ile 40 numara arasi birbirleri ile yakinligi bakimindan siralanmis. 1. numara Yegah, 40 numara Segah, 39 numara Mstear, 38 numara Hzzam, 37 numara Saba vs.
Fakat bu eserde birazda saba nagmesi de var. Yani ben de emin degilim.
Selamlar
 Muzaffer Hariri

To: turkmusikisi@yahoogroups.com
From: tbildik@...
Date: Wed, 11 Nov 2009 10:06:31 +0200
Subject: ..:: turkmusikisi ::.. Dugah pesrev [1 Attachment]

 
[Attachment(s) from A. Tevfik Bildik included below] Merhaba,
 
Ekteki eser nedir? Bilen var mi? Ben bulamadim.
Dugah pesreve benziyor fakat tespit edemedim.
 
A. Tevfik Bildik


Windows Live: Keep your friends up to date with what you do online.




Groe Daten bertragen? Ganz einfach - mit dem Messenger!

#15528 From: nik76@...
Date: Wed Nov 11, 2009 1:17 pm
Subject: SIRR-I A�K PROGRAMI
necip7676
Offline Offline
Send Email Send Email
 
#15527 From: Ridvan AYDINLI <raydinli@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 12:25 pm
Subject: Tulin Yakarcelik Bogazici'nde...
raydinli
Offline Offline
Send Email Send Email
 
Boğaziçi Üniversitesi Türk Müziği Kulübü Kırmızı Salon Sohbetlerinde bu hafta:

Ses sanatçısı ve nazariyat hocası Tülin Yakarçelik Boğaziçi’nde.

Erken yaşta bıraktığı radyo icracılığının ardından, konservatuarda pek çok değerli sanatçı yetiştiren, döneminin önemli ses sanatçısı ve Türk Musikisi nazariyatında Arel ekolünün son temsilcilerinden Tülin Yakarçelik, çeşitli icra örneklerinin de dinletileceği kaçırılmayacak bir sohbet için 12 Kasım Perşembe saat 17:00’de Boğaziçi Üniversitesi Kırmızı Salon’da musıkiseverlerle buluşacak..

Herkesi bekliyoruz...



Ridvan AYDINLI
Economics - Bogazici University
(505) 865 34 30



Yahoo! Türkiye açıldı!
Haber, Ekonomi, Videolar, Oyunlar hepsi Yahoo! Türkiye'de!
www.yahoo.com.tr

#15526 From: "A. Tevfik Bildik" <tbildik@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 8:06 am
Subject: Dugah pesrev
tbildik@...
Send Email Send Email
 
Merhaba,
 
Ekteki eser nedir? Bilen var mi? Ben bulamadim.
Dugah pesreve benziyor fakat tespit edemedim.
 
A. Tevfik Bildik


Windows Live: Keep your friends up to date with what you do online.

1 of 1 File(s)


#15525 From: Reit AIN <resitcagin@...>
Date: Wed Nov 11, 2009 11:05 am
Subject: Bu Akam TRT Radyo-4'teyim
resitcagin@...
Send Email Send Email
 



Deerli Dostlar

Bu akam saat 21 00'da TRT Radyo-4' te "Musikiye Dair" programnda Doan Dikmen'in konuu olacam.
Konumuz "Atatrk ve Musiki"
Frekanslar:
stanbul: 103.4
Ankara: 103.7
zmir : 100.5

Bilgilerinize sunuyorum.

Reit an


#15524 From: Guzin Yenilmez <su8864@...>
Date: Tue Nov 10, 2009 1:31 pm
Subject: RE: ..:: turkmusikisi ::.. The Saba Storm yarışmanın birincisi
su8864@...
Send Email Send Email
 
Tebrik ederim Ozan Yarman,
 

To: turkmusikisi@yahoogroups.com
From: recepuslu@...
Date: Tue, 10 Nov 2009 00:19:22 -0800
Subject: ..:: turkmusikisi ::.. The Saba Storm yarışmanın birincisi

 
tebrikler Ozan, nice bestelere
başarılar

--- On Mon, 11/9/09, Ozan Yarman <ozanyarman@ozanyarman.com> wrote:

From: Ozan Yarman <ozanyarman@ozanyarman.com>
Subject: ..:: turkmusikisi ::.. The Saba Storm yarışmanın birincisi
To: turkmusikisi@yahoogroups.com
Date: Monday, November 9, 2009, 6:23 PM

 


Saba makamında karakteristik ve bir o kadar da özgün Türk nağmeleri sergileyen "The Saba Storm", adı geçen yarışmada birinci geldi. Desteğini esirgemeyen herkese teşekkürler!

Sevgili Osman ağabeyim, güzel sözlerin ve desteğin için sağolasın. Ne yazık ki senin oyun geçersiz çıktı, çünki sadece bana 5 puan vermişsin. Oyların geçerli olabilmesi için beğenilen üç parçaya sırasıyla 5, 3 ve 1 puan vermek gerekiyordu. Neyse, sağlık olsun! Düşünmen bile yeter. :)

Esenlikle,
Oz.

✩ ✩ ✩

On Nov 8, 2009, at 10:32 AM, osman simav wrote:



Sevgili Ozan,
Saba Storm isimli parcana oy vermistim, ama dinleyememistim, simdi dinledim. Gercekten Saba Makamini cok guzel seslendirmissin, Gazelin de harika. Degisik bilgisayarlardan tekrar oy verilebiliyorsa tekrar oy vermek isterim. Su an kacinci siradasin? Bu parcayi dinledikten sonra dizi ve film muzikleri yaparsan cok basarili olacagina inaniyorum.
Sevgiler
Osman Simav 


From: Ozan Yarman <ozanyarman@ozanyarm an.com>
To: turkmusikisi@ yahoogroups. com
Sent: Thu, November 5, 2009 8:37:49 PM
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. SoOn beste yarışması için internet oylaması - "The Saba Storm" adlı adaya desteğinizi bekliyorum


Emin'cim,

"Arızalı makamlarımızı" doğru açıklayabilmek üzere nazariyata ve seslerin matematiğine bu kadar dalmasaydım, Makam polifonisinden bahis mümkün olabilir miydi?

Evet, parçada duyduğun gazel-vari vokal benim sesimdir!

Desteğin için yürek dolusu teşekkür. Oyunu kullandın değil mi? Kullanmayanları n az vakti kaldı.

Esenlikle,
Oz.

‚ú© ‚ú© ‚ú©



MSN Spaces ile web günlüğünüze doğrudan e-posta gönderin. Fıkraları, fotoğrafları ve daha fazlasını karşıya yükleyin. Ücretsiz! Ücretsiz!

#15523 From: recep uslu <recepuslu@...>
Date: Tue Nov 10, 2009 8:19 am
Subject: The Saba Storm yarışmanın birincisi
recepuslu
Offline Offline
Send Email Send Email
 
tebrikler Ozan, nice bestelere
başarılar

--- On Mon, 11/9/09, Ozan Yarman <ozanyarman@...> wrote:

From: Ozan Yarman <ozanyarman@...>
Subject: ..:: turkmusikisi ::.. The Saba Storm yarışmanın birincisi
To: turkmusikisi@yahoogroups.com
Date: Monday, November 9, 2009, 6:23 PM

 

Saba makamında karakteristik ve bir o kadar da özgün Türk nağmeleri sergileyen "The Saba Storm", adı geçen yarışmada birinci geldi. Desteğini esirgemeyen herkese teşekkürler!

Sevgili Osman ağabeyim, güzel sözlerin ve desteğin için sağolasın. Ne yazık ki senin oyun geçersiz çıktı, çünki sadece bana 5 puan vermişsin. Oyların geçerli olabilmesi için beğenilen üç parçaya sırasıyla 5, 3 ve 1 puan vermek gerekiyordu. Neyse, sağlık olsun! Düşünmen bile yeter. :)

Esenlikle,
Oz.

✩ ✩ ✩

On Nov 8, 2009, at 10:32 AM, osman simav wrote:



Sevgili Ozan,
Saba Storm isimli parcana oy vermistim, ama dinleyememistim, simdi dinledim. Gercekten Saba Makamini cok guzel seslendirmissin, Gazelin de harika. Degisik bilgisayarlardan tekrar oy verilebiliyorsa tekrar oy vermek isterim. Su an kacinci siradasin? Bu parcayi dinledikten sonra dizi ve film muzikleri yaparsan cok basarili olacagina inaniyorum.
Sevgiler
Osman Simav 


From: Ozan Yarman <ozanyarman@ozanyarm an.com>
To: turkmusikisi@ yahoogroups. com
Sent: Thu, November 5, 2009 8:37:49 PM
Subject: Re: ..:: turkmusikisi ::.. SoOn beste yarışması için internet oylaması - "The Saba Storm" adlı adaya desteğinizi bekliyorum


Emin'cim,

"Arızalı makamlarımızı" doğru açıklayabilmek üzere nazariyata ve seslerin matematiğine bu kadar dalmasaydım, Makam polifonisinden bahis mümkün olabilir miydi?

Evet, parçada duyduğun gazel-vari vokal benim sesimdir!

Desteğin için yürek dolusu teşekkür. Oyunu kullandın değil mi? Kullanmayanları n az vakti kaldı.

Esenlikle,
Oz.

‚ú© ‚ú© ‚ú©


Messages 15523 - 15552 of 15760   Newest  |  < Newer  |  Older >  |  Oldest
Advanced
Add to My Yahoo!      XML What's This?

Copyright 2009 Yahoo! Inc. All rights reserved.
Privacy Policy - Terms of Service - Guidelines - Help